Pekala, br insan Allah’tan vahiy aldığını idda edebilir . İşin bu kısmında sorun yok, ifade özgürlüğünü savunan bi insanım ben. Fakat şimdi size hem Müslüman
olduğumu, hem de bu yazdıklarımın bana vahiy edildiğini
söylersem, buna tepkiniz ne olurdu? İşte bu sefer göstereceğiniz o “Ne diyor bu adam?” Tepkinizde tamamen haklı
olurdunuz, zira Müslüman olmak demek; zaten Kur’an’ın
Vahiyle inen son kitap olduğuna inanmak demektr. Bu
da demektr ki hem Müslüman olduğunu, hem de yazdıklarının Allah tarafından indirildiğini idda eden adamda
büyük sıkıntı ve çelişkiler vardır.
eğer size Müslüman halimle böyle bir iddada bulunursam beni zerre kadar ciddiye almamanız gerekir, bu konuda anlaştık.
Fakat hem Müslüman olup hem de “Bu kitap bana Allah tarafından yazdırıldı.” diyen nice insanı ciddiye alıyor, benimsiyor, seviyor ve sahipleniyorsunuz. Evet, bu
Kitapta tüm delilleriyle göreceğiniz üzere, maalesef bunu yapıyoruz. Üstelk yüzyıllardan beri.
Akıl yürütme sanatı, uzun ve sabırlı çalışmalar sonucu elde edilir. Yetenekli bir akıl yürütücüsü, beynini boş bir oda gibi kullanır; gereksiz bilgileri eler ve odaya sadece işine yarayanları yerleştirir. Dönüp baktığında gördüğü ise ona doğru sonucu veren, dahice çizilmiş tablodur.
Soru: İslam devletleri olduklarını iddia eden bazı devletler namaz, oruç gibi ibadetleri zorla yaptırıyorlar. Dinde bu gerçekten böyle midir ?
Çözüm: Bu meselenin çözümü için de Kur'an a yönelmeliyiz. Kur'an da namaz kılmanın, oruç tutmanın emredilmesine rağmen oruç tutmayana, namaz kılmayana dünyada hiçbir ceza öngörülmez. Bu şahısların hesabı ahirete kalmıştır. "İslam devleti" olduklarını iddia eden bu devletlere gelince; aslında bu devletler mezheplerin, geleneklerin devletleridirler. Kuran dinde zorlama olmadığını söyler. Din adına zorlama yapmaya kalkanlar en başta dinin kendisi ile çelişirler. Böyle bir zorlama gerekliydi de, neden o zaman Kuran'da " Dinde zorlama yoktur" denilmektedir.
Dinde zorlama yoktur. (2-Bakara Suresi 256)
21- Artık sen hatırlat. Çünkü sen bir hatırlatıcısın
22- Üzerlerine bir despot değilsin.
(88 - Gaşiye Suresi 21, 22)
Tasavvuf düşüncesinin en ünlü ve en etkili olmuş kişisi Muhyiddin İbn Arabi'dir. Bakın İbn Arabî şöyle diyor: "Allah beni över, ben de onu. O bana kulluk eder, ben de ona. Bir halde ben onu ikrar ederim, eşyada ki çokluk ve değişikliği görünce de ikrar ederim (Fususul Hikem)
İbni Arabi, buna benzer ifadelerinin olduğu kitabının kendisine Peygamberimiz tarafından verildiğini ifade etmiştir.
Birçok tarikat bağlısı, kendi anlayışları dışındakileri kolayca kâfir ilan ederler; İslami anlayış açısından asla kabul edilemeyecek İbn Arabinin ve diğer tarikat ile tasavvuf önde gelenlerinin alıntıladiğimiza benzer sözlerini ise yorumlayarak kurtarmaya çalışırlar ve bu sözleri eleştirenleri anlayışı kıt olmakla ve bu şahısların derinliğini kavrayamamakla eleştirirler.