Yenildim dünya, sen kazandın. Yenildim dünya, yenildim. Tek düzeliğinden, kurallarından, yapacak bir şey yok dedikten sonra mütemadiyen susmaktan. Hayat işte ne beklenir demekten. Tırnaklarımla kazıdığım yollarını başıma yıkmandan. Umut, umut, umut diye haykırmaktan. En sonunda umutsuz bir şekilde önünde hercai kalmaktan. Güneşin doğuşunu, fecrin ışığını, seher vaktini anlamlandırıp her sabaha yeni bir dünya gözüyle bakmaktan. İspinozun, sakanın, serçenin, saksağanın sesini ayırt etmeye çalışmaktan. Her seferinde güçlüsün diye fısıldamaktan. Kendi sesimi duymaktan. Her sabah göğün alnıma balyoz gibi çarpmasından. Her gece simsiyah çarşafında nefessiz kalmaktan. İnsanlarından söz etmiyorum bile dünya. İnsanların canı cehenneme. Samimiyetsizliklerinden, üç günlük aşklarından, afaki hırslarından. Hepsinden. Bıktım. Şimdi istediğin olsun dünya. Kalbimden turnalar uçmuyor artık. Kuşların kanatları umut vermiyor bana artık. Masmavi gökyüzü içimi doldurmuyor artık. Masmavi denizlerin içime su serpmiyor artık. Ben yenildim. Sen kazandın. Sen ve siz. Hepiniz. Hepiniz kazandınız. Çalın şarkınızı dans sırası sizde. Sonsuza kadar sahne sizin. Ha unutmadan. Neyse ne ya, kaybedenlerin sözleri dünyaya ahım olsun.