Ben bütün bu -belkide manasız- iç sıkıntılarından senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum. Bir Pınar, bir dağ suyu gibi dinlendiriyor, kandırıyorsun.
Şu anda kim bilir napıyorsun sen. Belki çaydanlıktan bardağa o güzelim tavşan kanını aktarıyorsun. Belki uykudasın, belki gamzede. Yahut da temiz, duru ve hazlı bir banyodasın. Başın, dişin ağrımasın, için bir garip buruklanmasın da, nerede olursan ol! Yeterki yaşa.