"Harita üstünde oynanan bir bulmaca oyunu vardır," diye devam etti. "Oyunculardan biri diğerinden bir sözcüğü -bir şehrin, ırmağın, eyaletin ya da ülkenin ismini-, kısacası haritanın karmaşık yüzeyindeki herhangi bir ismi bulmasını ister. Oyunda acemi olanlar genellikle rakiplerinin işini zorlaştırmak için onlara en küçük harflerle yazılmış adları vermeye çalışır. Ama ustalar büyük puntoyla yazılmış, haritanın bir ucundan diğerine uzanan sözcükleri seçer. Bunlar, tıpkı sokaklardaki dev puntolu harflerle yazılmış tabelalar ve ilanlar gibi, fazla bariz oldukları için dikkat çekmez. Burada da fiziksel ve zihinsel dikkatsizlikler arasında bir paralellik vardır. İnsan aklı da fazla açık ve belirgin fikirleri gözden kaçırır.
Sürücü eğitimi seks eğitimi gibi verilseydi acaba nasıl
olurdu, diye düşünüyorum bazen. Sınıfa giriyorsunuz (elbette ortalıkta acemi sürücü aracı yok) ve hoca şöyle diyor: “Sürücü kursuna hoş geldiniz. Öncelikle bilmeniz gerekir, araba sürmek çok ama çok tehlikelidir. Alimallah ölebilirsiniz de! Araba sürmekle hiç uğraşmayın. Çok samimi söylüyorum en azından evlenene dek. İlla da araba süreceğim derseniz, emniyet kemeri takmayı sakın unutmayın.” Sonrasında sınıf dağılır ve sürücü kursunu tamamlamış sayılırsınız. Ama aslında araba sürmeyi filan öğrenmemişsinizdir: Gaz pedalı nerede bulunur, farlar nasıl yakılır, hatta araba garajdan nasıl çıkarılır, hiçbirini bilmezsiniz.
Mezara ilişkin sayısız iç karartıcı korkuların hepsine de hayali olarak bakamayız ne yazık ki. Ama tıpkı Afrasiab'a Oxus'a yaptığı yolculukta eşlik eden iblisler gibi, uyumaları gerekir -yoksa bizi yerler. Onlar uyumalıdır, yoksa biz ölürüz.
Plato'ya oldukça yerinde bir soru sormuşlar: Tüyleri yolunmuş bir tavuk açıkça "iki ayaklı tüysüz bir hayvan" olduğuna göre, onun tanımına göre bu tavuk da insan sayılmaz mı? Ama ben benzer bir soru soracak değilim. İnsan dolandıran hayvandır ve insandan başka dolandıran hayvan yoktur. Bir kümes dolusu tüyleri yolunmuş tavuk bir araya gelse de bunu başaramaz.
Aslında dolandırıcılığın özünü, temelini, ilkesini teşkil eden nitelik sadece ceket ve pantolon giyen hayvanlara özgüdür. Karga çalar; tilki aldatır; gelincik kurnazlıkla yener; insan ise dolandırır.