Türkçedeki bu ünlü uyumları, bu dile giren pek çok yabancı öğeyi de etkilemiş, bu sözcükler dilin ses eğilimlerinin etkisiyle değişmiş, Türk'ün söyleyişine uygun bir biçime getirilmiştir. Örneğin Arapça kökenli sûret surat'a, mumkin mümkün'e, zaîf zayıf'a; Farsça kökenli hâste hasta'ya, dîvar duvar'a, mâle mala'ya; İtalyancadan gelme brillante pırlanta'ya dönmüştür.