Çok fazla şeye sahip olan insan "Daha fazlasına sahip olamaz mıyım" diye huzursuz oluyor, az şeye sahip olan insan "Elimdekini kaptırır mıyım?" diye huzursuz oluyor ve hiçbir şeye sahip olmayan insan "Ebediyen böyle mi olacak?" diye huzursuz oluyor. Huzursuzluk, umudun olmamasından daha acı verici gibi.
Güçlülük, yürekli olmayı gerektirir. Yüreklilikse insanın kendi gerçekleriyle yüzleşebilmesini içerir. İnsanın kendine yabancılaşması pahasına kazanılan güç, gerçek güç değildir.
Bazı insanlar yaşam boyu karşılaştıkları düş kırıklıkları sonucu, beklentilerini bir sınır içinde tutma eğilimi geliştirirler. Gerçekleşmesini çok istedikleri bir olaya çok yakınlaştıklarıda bile umutlarını frenler, zamansız bir kutlamaya girmekten çekinirler.