Kitap kahramanında kendimi o kadar gördüm ki: O kendiyle çatışmalar, celişmeler.. Yaptığı şeylerde içten içe kendine inanmayışı 'nasıl olsa ... olmayacak mı zaten?' diye kendi kendini eleştirmesi. Ama bir sonunun olmasını beklerdim tabi. Liza' ya ne oldu mesela? Ya da merak ettiğim Zverkov' a veda gecesinde o kadar aşağılanmasına rağmen neden o ortamı terk etmedi?
Kötü biri olmamak bir yana, herhangi bir şey olmayı da beceremedim: Ne kötü ne iyi, ne alçak ne namuslu, ne kahraman ne de haşerenin biriyim. Şimdi bir yandan köşemde pinekliyor, bir yandan da acı, faydasız bir teselliyle avunuyorum: Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, olanlar yalnız aptallardır.