Herşeyi olduğunu sanan ama yine de ölesiye sıkılan, bunalan postmodern insan. Asrımızda maalesef celal-cemal dengesi küresel boyutlarda, her iki cinste de celale doğru kaymaktadır.
Farklı dönemlerde Rusya'da, Polonya'da İspanya'da benzer felaketler yaşanmış ve birçok insan telef olmuştur. İşte bu nedenle "Never again!" ("Bir daha asla!") mantığı ile, hem yapılan haksızlıkların intikamı alınmaya çalışılır hem de toplumun dinamikleri ustaca bir yaklaşımla temelden değiştirilmek iste- nir. Amaç, goyimleri (goy: kavim [tekil]; goyim: akvám (çoğul]).Yani Yahudi ırkı dışında olan halkları, gelecekte kendileri için zararsız hale getirmektir.
Yani: "Başkasına zarar vermediğin müddetçene yaparsan yap; eğer bu senin özgür seçimin ise, seve seve yapıyorsan, canının çektiği gibi, doya doya, tadını çıkara çıkara yap." Din, maneviyat, gelenek, görenek, nesiller boyu aktarılan bilge hayat tecrübeleri ve insanlığın bütün kadim değerleri bir çırpıda silinir, gençler âdeta Alzheimer hastalığına yakalanır.
Önce babalarımızı potansiyel psikopat olarak bize sundular, genç kızlarımız bu algıyla yetişti, erkekleri egemen olarak algılamamak için önceden önlemlerini aldılar. Bizim babalarımız kadınlardan önde yürüyormuş, çocuklarını sevmiyormuş, çok otoriter imiş. Bunun psikososyal dinamiğini ise kimse sorgulamadı. Son yüzyılda büyük savaşlar geçiren toplumumuzda erkekler şehit olmuş, kadınlar dul, çocuklar yetim kalmıştı. Bu nedenle sağ kalan kocalar, karılarından ayrı yürümeye ve çocuklarını kucaklarına almamaya başladılar ki dul kadınlar ve yetimler kendilerini yoksun ve kötü hissetmesinler. Bu aslında çok üst bir empatik özelliktir. Yoksa Osmanlı kadar romantik olan ve aşk şiirleri yazılan başka bir topluluk yoktur. Her şeye rağmen çok küçük bir kesim bu toplumda babaların duyarsızlığından söz etmiştir.
Yaşadıkları eşcinsel eğilimlerden mustarip olan ve bu durumdan kurtulmak için terapiye gelen gençlere ve ailelerine yaşadıkları halin normal olduğunu ifade etmekte; gençlere yaşadıkları bu saplantılı durumu bir cinsel tercih meselesiymiş gibi sunmaktadırlar.
Hâlbuki bu patolojik varoluş tarzı; insan ömrünü ortalama 20 yıl kısaltan, AIDS gibi birçok cinsel hastalığa yol açan, intihar oranlarını normal insanlara göre 19 kat artıran, alkol ve uyuşturucu bağımlılığına tavan yaptıran ve birçok somatik, psikolojik hastalığa sebep olan bir tür pandemidir.