" Biz batılılaştık diye başımıza fes sırtımıza istanbulin geçiriyorlar.
Batının çiçeklerini alip artık kurumuş olan eski ağacımızın dallarına pamuk ipligi ile bağlamaya ne hacet vardı. O çiçekleri açan gövde ve kökler bizim topraklarımızdaydı. "
Şu sözler ne kadar iç acıtıyor. Medeniyeti batıdan uman veledi zinalar bilmiyor ki asıl medeniyet köklerinde... İstiklâl köklerdedir
Cesaret ve adaletleriyle şan veren ecdadımızın haşmetiyle dolu bu topraklar, daha dün bulgarların uğursuz ve kirli ayaklarıyla ne kadar çiğnenmiş kim bilir ne kadar ağlamıştı buralar bundan etkilenmişmiydi bilmem ben geçtiğim yerlerdeki islam ahalisinde bu hissi görmedim. Önlerinden kurbanlık koyun gibi geçen askerlerimize fazla bir yardım ve yakınlık göstermiyor, hiç olmasa su dağıtarak onların yaralı kalplerine merhem olmuyorlardi. Çok kere gördüm ki yollarımız üstündeki rum köyleri özelikle maltepe köyü ahalisi omuzlarında testilerle gün boyunca su taşınıyorlardi hele içlerinde bulunan bir kadın kocası asker olduğundan saatlerce kuyudan su çekmiş nerdeyse kolları kopmuş yinede devam etmiş. Onlar Rum olduğu halde yanliz Kendi sevdiklerinden birinin içimizde yani askerde olmasından dolayı bu kadar fedakarlık yapıyorlardı ya biz ya biz ki kendi toprağımız için harbediyor kendi namimiz kendi şerefimiz için kan döküyoruz. Böylemi olmalıydı biz ne kadar hissiz ruhsuz kansızmışız...
Kamçı gibi çarpan yağmur altında kırık taşla çamur dolu sokaklardan gecerken dar pencelerelerden uzanan irili ufaklı başların pek azında üzüntü berlirtileri görmüştüm bunlar ne soguk adamlardı
Sayfa 12 - Çanakkale Savaşı'nda bir şehidin günlüğünden bir alıntı·Kitabı okudu