Zamana karşı koyan, yalnızca bu anlamsız görevler işte: yıkamak, yemek yapmak, ayıklamak, temizlemek. Görkemli ya da anlamlı şeyler değil, yalnızca insan yaşamının dikişlerini bir arada tutan bu minik ritüeller.
Özellikle bir Müslüman olarak azınlığa düştüğüm yabancı memleketlerde veya çevrem tamamen "ladini" unsurlarla sarıldığında, Hz Peygamber'in (sav) Mu'te seferine gönderirken Abdullah Bin Revaha'ya ettiği şu tavsiye hep aklıma gelir: "Sen yarın Allah'a çok az secde edilen bir beldeye varacaksın. Orada secdeleri çoğalt!" Allah'ın az hatırlandığı yerlerde zikre, namaza, Kur'an'a yoğunlaşmak Nebevi bir emirdir bizim için. Bereketi mayalamak ve gittiğimiz her yere yaymak adına..