Es-Selâm... Hayırlı Gecelerin(m)iz Ola.
Gecenin bu vaktinde Nazan BEKİROĞLU 'nun ''Kelime Defteri'' isimli eseri tekrardan göz gezdirirken muazzam bir kavram yine karşıma çıktı; Kebikeç...
Yıllar önce bu kelime o kadar ilgimi çekmişti ki bir dergi veya kitap çıkarırsam, grup kurarsam ismi Kebikeç olacak dedim, hem dergisini çıkardık hem de grubumuzu kurduk:)))
Bu girizgâh ile müsaadenizle Kebikeç nedir sizlerle paylaşmak istiyorum.
Eskiden, doğum yapacak kadınların sağ koluna, doğumun kolay olması için; yolculuğa çıkanın bineğine, sağ sâlim dönebilmesi için; imtihana giren talebelerin zihninin açık olması için; yangın çıkmaması, hırsız gelmemesi, hattâ köpek ısırmaması için okunan duâlar, yazılan tılsımlar vardı. Zaman zaman bu tılsımları, bir kâğıda yazıp muska gibi üzerinde taşıyarak medet ummak da âdettendi. İşte bu gibi tılsımlardan biri de kitapların kapağına ya da baş sayfasına yazılan "Yâ Hâfız Yâ Kebikeç" lâfzıydı. Bir nevî kitap muskasıydı bu.
Müellif binbir zahmetle telif ettiği eserine, kendisi için "el-Muhtâç ilâ rahmeti rabbihil-Ğafûr" ya da "Ğufira zenbuhû" şeklinde duâ ifâdeleri yazarken, kitabının korunması için de "Yâ Hâfız Yâ Kebikeç" yazardı.
Kitap Kurtlarının Şâhı, birçok el yazması eserin kapağında ya da ilk sayfasında rastladığımız "Yâ Kebikeç" ifâdesi, kitapların böceklerden güvelerden korunması maksadıyla yazılmış bir nevî "Kitap tılsımı" olarak meşhur olmuştu.
Kebikeç, kitaplar kurtlanmasın, böcekler güveler kemirmesin diye, kitabın kapağına kondurulan bir çeşit efsundu. Tılsımlı olduğuna inanılan bu ismin, kitapları her türlü haşerâttan koruyan efsâne bir melek ya da bir cin olduğuna da inanılırdı.
Kebikeç, kitap kurtlarının şâhı idi.
Kitaplara "Yâ Kebikeç" yazılması bir nevî "Ey kurtçuk, bu kitap sana âit değil. Başkasının malına zarar