Yine bir süre sustuktan sonra tuhaf biri olduğumu, beni şüphesiz bu yüzden sevdiğini ama belki de günün birinde, yine aynı sebepten ötürü benden nefret edeceğini mırıldandı.
Uzun bir pazar günü daha geçip gitti, anne şimdi toprağın altında yatıyor, ben işime döneceğim, sonuç olarak değişen hiçbir şey yok, diye geçirdim içimden.
Hiçbir şeyin olmadığında bile, küçük tatu, olağanüstü bir hazinenin sahibisin sen, hem de görülmemiş değerde bir hazinenin. Hayatın sahibisin! Ve hayat, küçüğüm, seveni sever, sevmeyi unutanı da unutur.