Odaların durumunu yazmıştım size; diyecek birşey yok, doğrusu rahat ama biraz boğucudur, yani kötü koktuğundan değil, üstünüze afiyet, biraz çürük kokusu, keskin bir koku vardır içeride. İlk seferinde tatsız bir izlenim olur, ama bu önemli değildir; iki dakika kalır üzerinizde bu izlenim, sonra geçer, hissetmezsiniz, herşey gibi geçer, çünkü siz de kötü kokarsınız, elbiseniz kokar, elleriniz kokar, herşey kokar... böylece, alışırsınız.
Ruh, doğumdan önce de vardır. Yaratılmıştır ve günü gelip beden buluncaya kadar bekler. Üstelik Hristiyanların inandığı gibi, doğuştan günahkâr da değildir. Saf ve günahsız doğar tüm çocuklar...
“Bazen tüm savaşın gidişatını tek bir asker belirler. Bir askeri bir noktaya dikersin ve dersin ki: “Burayı terk etme!” Muhtemelen ölsün diye bırakmışsındır. Bunu bilir ve kahramanca, ölene kadar direnir. Ama onun direnişi düşmanı oyalarken, sen arkasından dolanırsın ve zaferi kazanırsın. Ya da yardım filan bekliyorsan, o gelir. Eğer o asker orada direnemez de kaçmayı tercih ederse, bu defa hazırlıksız yakalanan sen olursın.”
Sayfa 151 - Destek Yayınları , Damat Rüstem Paşa·Kitabı okudu