~Günahların Labirenti~
İlahi komedya'nın Cehennem bölümü, insanın içsel dünyasına ve toplumsal düzenine dair derin sorgulamalar sunar. Dante, günahların ve cezaların işlediği karmaşık bir yapıda, her katmanda farklı bir insanlık dramını gözler önüne serer. Her ceza, işlenen günahın bir yansımasıdır ve bu sembolizm, okuyucuyu hem ahlaki hem de felsefi bir yolculuğa çıkarır. Dante’nin bu eseri, sadece Orta Çağ’ın toplumsal yapısını değil, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerini de keşfe çıkar. Hem dini hem de edebi bir başyapıt olan bu eser, günah, ceza ve adalet gibi evrensel temaları irdelerken, insanın içsel dünyasına dair evrensel bir anlam arayışını simgeliyor.
*Burada her türlü korkuyu, kaygıyı bırakmak lazımdır. Burada her türlü ödleklik ölmelidir. Akıl denilen nimeti kaybetmiş, acı çeken insanları göreceksin dediğim yere geldik.*
*Sahiden, dostlarım, insan kırıntıları ve kolları , bacakları arasında dolaşır gibi dolaşıyorum insanların arasında!
Gözlerim için en korkunç şeydir bu, insanları paramparça olmuş ve mezbahaya dönmüş bir savaş alanında dağılmış gibi görmek.*
Sayfa 136 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bir daha kaknüs yayınlarından herhangi bir kitap okumaya tövbe ettim bu kitap sağolsun..
Kütüphanede bu yayınevinden başka basımı yoktu bu yüzden fazla bir seçeneğim de yoktu. Ama bir kez daha anladımki dinci yayınevlerinden asla ama asla hiçbir eseri okumamak lazım. Herifler, kendileri evrensel eserler yazıp bırakamadıkları için midir nedir tüm dünyaca bilinen, tanınan, sevilen eserleri kendi dünya görüşlerine yamamaya çalışır biçimde çeviri yapıyorlar devamlı. Çok değişik kafaları var bunların. Herifler stoacılığın en ünlü düşünürlerinden olan koskoca Epiktetos'u 12. yy Moğol istilası sırasında yaşayıp inzivaya çekilmiş tasavvuf evliyasına çevirmiş. Epiktetos olmuş sana Epik Tebrizi Hazretleri (r.a.)...
Elemanlar daha İslam'ın i'si ortada yokken yaşamış, Muhammed daha anasının karnına bile düşmeden 500 yıl önce felsefe okulu kurup dersler vermiş adamı tasavvuf evliyası eylemişler, derviş kılmışlar, Pir Sultan Abdal'a icazet verecek kıvama getirmişler... Bakın çeviriden örnekler göstereyim.
Daha arka kapakta başlıyor olay. Epiktetos'un topallığına yol açan olayın öyküsü meşhurdur:
"Epiktetos topal bir köledir ve efendisi onun bu topal bacağını yamultarak eğlenmeyi sever. bir gün efendisi olayı biraz abartır, Epiktetos'un bacağını kıracak düzeye getirir. bunun üzerine Epiktetos 'Efendim bacağımı kıracaksınız' der. Akabinde bacak kırılır ve epiktetos hiçbir tepki vermez. bunun üzerine tepkisinin nedenini soran efendisine 'Bağırıp çağırmam bacağımın kırığını düzeltmeyecektir.' cevabının verir. bu cevaptan etkilenen efendisi bir miktar para da vererek Epiktetos'u azad eder. "
bizim kitabın arka kapağında da bu olay yazılmış ardından şu ifade eklenmiş:
"...bu olay, Hz. İsa'nın dirilten soluğundan ve Hz. Eyyûb'un direşken sabrından bir esintiyi dalgalandırır