Onca savaşın onca kaybın ardından dönüşüm yine eveydi, özüme... Çaldığım her kapının ardından bir harabeydim! Evini arayan bir divane, kaybolmuştum yollarda! Tutunacak bir dal ararken kendimi kaybetmiş, harabeye dönmüştüm... Kimsesiz gibiydim, hiçkimseydim! Varlığıma sarılamamış; acının, kederin kıyısına savrulmuştum hayatın! Yokluğunda, varlığında mücadelesini kanaya kanaya öğrenmiştim! En çokda özümden ırak olmuş, kanamıştım! Kanamaya gücüm var mı bilmiyorum artık! Sanki hayattan istediğim her ne varsa inadına uzaklaşıyordu bir bir! Ya varolmaya ya da yok olmaya mahkum olacaktım! Arası yoktu özün varoluşunda!
Zūbəydə TATLī
... birinin kötü olduğunu düşündüğü bir şeyle seni nitelendirmesi hiçbir zaman hakaret değildir. O kişinin ne kadar zavallı olduğunu gösterir, seni incitmez.