Kelimeden önce de yalnızlık vardı ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık kelimenin bittiği yerde başladı kelime söylenmeden önce başladı Kelimeler yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde kelimeler yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe yalnızlık büyüdü dayanılmaz oldu
Allah aklımızı başımızdan aldı ama bizim yerimize düşünmek için yaptı bunu. Bu sözde ne kadar çok gerçeğin birden gizli olduğunu söylemeye bilmem ihtiyaç var mı ?
İnsan unutur mu, deriz ya bazen. Ama unutmanın, zamanın oyuncağı olduğunu unuturuz. Anılar, ruhumuzun labirentlerinde dolaşır, kaybolur ve bazen ansızın kapımızı çalar. ‘Unuttun mu beni?’ der, içimizde derin bir iz bırakır. Belki de unutmak, geçmişi çöpe atmak değil; geçmişi, bugünümüzle harmanlamak, geleceğe taşımak demektir. Her hatıra, yaşanmışlıklarımızın bir parçasıdır ve unutulduğunda bile varlığını sürdürür. Unutmanın gücüne karşı durun, çünkü her hatıra, bir öyküye dönüşebilir ve hayatımızın en değerli hazineleriyle dolu bir müze haline gelebilir.
Aşk, unutulanı hatırlatır ve hatırlattığıyla da geleceğe dokunur. Ona sarılalım, hatırlayalım ve unutmayalım. Çünkü aşk, yaşamın en güçlü ve en kıymetli hatırasıdır.
… onun da üstüne çok varmıştım herkese yaptığım gibi benim de hiç kimseyle olmak istemediğim anlar yok muydu? içimden onu hak verdim kendime yükledim suçu her zaman olduğu gibi. Birini yeni tanıyınca nefes aldırmadan yükleniyordum üstüne. Herkes benim gibi buhranlı değildi…