İpek Yılmaz

8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
98 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 03:17
Kitapta eğlenceli, düşünmeye iten bir anlatım var. (Bu genellikle Çin atasözleri ve alıntılarla sağlanmış.) Fakat kurgu biraz dağınık. Yine de kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her sayfada birkaç satırın altını mutlaka çizdim. Kitabın desteklendiği fikirler ve alıntılar çok anlamlı. Bunun dışında kitapta bahsedilen bazı filmler, şarkılar ve kitaplar da var. Bu incelemenin bir diğer amacı aslında burada onlara da yer vermek ve bir ön incelemeden sonra onlara da erişebilmenizi sağlamak. Kitapta adı geçenler;
Korkma Ben VarımMurat Menteş · İletişim Yayınları · 20199,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2020 12:05
Kitapta devlet yönetiminin başındaki prensin nasıl olması gerektiği hakkında geniş kapsamlı bilgiler var. Tespitlerin birçoğunun yerinde ve doğru olduğunu düşünüyorum. Her vatandaş kendi devlet yöneticisine belli erdemler yüklemek istese de iyi olduğunu varsaydığımız birçok yönetici aslında yeri geldiğinde kötü olmayı da bilir. Hatta zamanla bu kötü yönlerini göstermeden ya da inkar ederek iktidarını sağlamlaştırır. Kitapta en doğru bulduğum tespitlerden biri "Halkın nefretini kazanmamak en iyi kaledir" sözü oldu. Gerçek ve güncel hayata baktığımızda da görürüz ki, en iyi yöneticilerin kalkanı her zaman halk ve halkın sevgisi olmuştur. Kitapta da söylenen "halk bir kere silaha sarıldı mı, halkın yardımına koşacak yabancılar her zaman bulunur." sözü bunu destekler nitelikte. Bu cümle bana bir de en kötü, en zalim yöneticilerin bile çoğu zaman yabancı bir yöneticiden daha iyi olduğunu düşündürdü. Kitapta paralı ordular ve yardımcı ordular konusunda ki güvensizlik de doğru ve yerinde bir karar. Paralı ordular saf değiştirebilecek ordulardır. Yardımcı ordular ise, sizi onların kölesi haline getirir. Kitabın ana fikrine ve bence en vurucu cümlesine gelecek olursak: " Ve insanlar kendisini sevdiren birinden çok, kendisinden korkulan birine zarar vermeyi pek göze alamazlar." Gerçekten de sevmek, sevilmeyi beklemek birine fırsat vermektir. Sevilmeyi bekleyen yönetici aynı oranda sevilmemeyi de bekleyecektir. Çünkü halkın yararına da olsa halka zıt olan bir düşünceyi paylaştığında halkın iradesine bağlı olan sevgi değişmeye başlayacaktır. Bu yüzden korku ve itibar her zaman halkın sevgisinin yanında hissettirilmelidir.
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201820,3bin okunma
Puan vermedi
Okuduğum üçüncü Birol Öztürk kitabı ve Birol Öztürk adına yaptığım ikinci incelemem. Öncelikle tahammül edilmesi en zor kitabıydı. Kitapta sürekli "aga" yazılmasının sebebi ne olabilir? Ergenlerin lise muhabbetlerini andıran bir kitabı değil gerçek bir biyografi ve bilgilendirme okumayı tercih ederdim. İkinci olarak kitapta Ahmet Kaya'yı öyle bir savunmuş ki, savunması Ahmet Kaya'nın yazılı savunmasıyla bile çelişiyor. Editörü zaten anlamak mümkün değil. Yılmaz Güney biyografisinde sözlerin başına internet linki koymasından sonra bu kitapta da beklentimin ötesinde bir kötüyü karşıladı. Kitap hakkındaki en kapsamlı yorumum "kötü". Lütfen memleketimin ağaçlarını 5 sayfa doğru için 300 sayfa boş yazı yazarak ziyan etmeyin.
Ahmet KayaBirol Öztürk · Gece Kitaplığı Yayınları · 2017503 okunma
6/10
·305 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2020 00:37
Kitap yanlı bir bakış açısıyla oluşturulmamış. Bu bakımdan kitap okuyucuya doğru bir bakış açısı kazandırıyor. Yer yer gazete küpürleri ve fotoğraflar da okuyucuya sunulmuş. Fakat kitap yeterli değil. Yılmaz Güney'in sözlerinin sunulduğu kısma herhangi bir kaynakça sunulmamış ve kitabın editörü özellikle bu kısımda birçok yerde hatalar yapmış. Sözlerin arasından sitelerin linki silinmeden cümleler yerli yersiz bölünmüş.
Yılmaz GüneyBirol Öztürk · Gece Kitaplığı · 2017487 okunma
Puan vermedi·202 syf.··
Beğendi
·
2018 15. kitabı
Korkuyu beklemenin korkmaktan daha kötü olduğunu, insanı korkutanın aslında bilinmezlik olduğunu daha güzel nasıl anlatabilirdi bir yazar bilmiyorum.Oğuz Atay başlı başına bir kitaptır zaten, anlamak isteyenler anlar ve onun zihnindeki acıları kalplerinde hissedebilirler.Acının, korkunun, beklemenin, aramanın en somut halidir yazdıkları.Bu kitap onun benliğinin yansımalarından yalnızca biri.Okumaya değer, her zaman için.
Edebiyat
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma