"Ergenlik şeytanlarımla hep bu evde savaştım.Bizimkilerin yardımı dokunamazdı,kendi bitmeyen ergenlikleriyle meşguldü onlar.Evin duvarlarında,artık iyice yıpranmış perdelerinde,içeri dip dibe sığışmış bir iki parça külüstür eşyada yalnız benim görebildiğim izler var.Hangi izin ne anlama geldiğini biliyorum.Çünkü o izler benim."
"Saçları dağınıktı hep...Sigarası dudağından düşmezdi.Kafasındaki tilkilerin kuyruklarını birbirine bağlardı.Yalanlar söylerdi.Yanındayken üşürdüm.Ama dudağının kenarıyla,öyle bir gülerdi ki,bir daha kimse gülmesin isterdim..."
"Lunaparka gidelim."
"Özgür..."
" Beni seviyorsan...Lunaparka gidelim." Tırnaklarımı koluna geçirip, " Seni aklımı kaçıracak kadar çok seviyorum aptal!" diye bağırdım. "Sen neden bahsediyorsun..."
Elini tekrar yanağıma koyup, " Yalvarırım,yine bana güven. Olur mu?" diye sordu. " Koşulsuz şartsız...Her zaman yaptığın gibi...Lütfen..."