ZEHOJEN

ZEHOJEN
°•SAPAR£ AUD£•°
-Cumhuriyetmiş, demokrasiymiş! Saçmalık bunlar. Siz de gayet iyi biliyorsunuz, her zaman bir kral gereklidir. Sizin Amerika'da da ileride kral olacak. Kralsız nasıl olabilir? Kral olmazsa Tanrı'nın insanlar için buyruklarına kim yanıt verebilir? -Kral her şeyi yapmaya muktedirdir. Peki ya cumhurbaşkanı! Hiçbir şey. Anlıyor musunuz : Hiç-bir-şey! Hiçbir iş yapamayan bir başkanı ne yapacaksınız? Baştan aşağı saçmalık bunlar, gazetelerin uydurduğu şeyler. Siz hiç kendi devlet başkanınızın sözünü dinler misiniz Bay Wandergood? +Ama halkın temsili... -Ama hangi aptal, halkın seçtiği birinin sözünü dinler? Yurttaş A, yurttaş B'nin, yurttaş B de yurttaş A'nın sözünü dinleyecek, öyle değil mi? Peki ikisi de akıllıca konuşuyorsa, bunları bir yöne gitmeye kim itecek?
Sayfa 138·Kitabı okudu
Reklam
Halkının onsuz yapamayacağından öyle emindi ki, bunu ayrıca doğrulayacak her söz ona fuzuli geliyordu... Bense şaşakalmıştım: Şu beş para etmez adamın şu özgüveni ve mutluluğu nereden kaynaklanıyordu? Kendi başına tek bir darı tanesi bulmaktan bile aciz bu tavuğun, bütün bir halka beklediği mutluluğu verebileceğine içtenlikle inandığına kuşku yoktu. Aptallığından mı? Yetişme tarzından mı? Alışkanlıklarından mı?
Sayfa 37·Kitabı okudu
Büyük suç nedir acaba? Belki de bunun anlamı büyük bir iyiliktir. Şu sıralar sıklıkla düşüncelere dalıp gidiyorum da... Bir keresinde aklıma şu tuhaf soru geldi: Hangisinin insanlığa daha büyük yararı dokunmuştur; ondan nefret edenin mi, onu sevenin mi?
Sayfa 128·Kitabı okudu
Olağanın sınırlarını aşıp ifade edilemezliğe vardığımda artık her şeyimle susacak olmak beni korkutuyor. Bir ırmak gibi, coşkuyla akışım, kıvrılıp gitmelerim ancak okyanus sınırına kadar: Okyanusta biraz açıldığımdaysa bütün çağılılarım biter. Okyanus ne ileri ne geri gider, ancak kendi kendine titreşip durur. Okyanusun karayla ilişkisi, dalgalarının sesleri ve serpintileridir, açıkları ise dümdüz, hareketsizdir ve bundan da ancak küçük sersem yelkenliler memnun olur. Nasıl anlatayım, bilmem ki?
Sayfa 116·Kitabı okudu
Unutmuşum, düşünmek yetmez, konuşmak da lazım! Ne yazık değil mi insan dostum; fikir alışverişi yapmak için söz denen o alçak, hırsız komisyoncudan yardım almak zorundayız - değerli olan her şeyi, en iyi fikirleri alıyor ve üzerlerine dükkânındaki berbat etiketleri yapıştırıyor. Açık konuşayım: Bu beni ölümden ya da dayaktan daha çok kaygılandırıyor.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Reklam