ZEHOJEN

ZEHOJEN
°•SAPAR£ AUD£•°
İşte şimdi kamçı bütün kesiciliğiyle sırtımda şakladı ve acıyla bağırarak yüzükoyun düşüyorum. Beni böyle döven kim, Tanrı mı? Hayır, yine bir başka köle; diğer köleleri kamçılamakla görevlendirilmiş bir köle; ileride kırbaç benim ellerimde olacak ve onun sırtı kanla kaplanacak; hâlâ dişlerimde kıtırdayan arena kumları, er geç onun da ağzına dolacak!
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam
Şu yeryüzünün geçmişine bakıyorum da, arzu ve özlem içindeki milyarlarca siluet asırlar, ülkeler boyu ağır ağır akıp gidiyorlar. Köle bunlar. Ellerini umutsuzca göğe açmışlar, zayıflıktan kaburgaları ince derilerini yırtıp çıkmak üzere, gözleri yaşlarla dolu, feryat etmekten hançereleri kurumuş. Bu tarihte akılsızlık ve kan, zorbalık ve yalan görüyorum, sürekli çiğnedikleri yeminlerini duyuyor, Tanrı'ya dua ederken ağızlarından çıkan her insaf ve merhamet yakarışında, üzerlerine bastıkları toprağı nasıl aşağıladıklarını dinliyorum. Ne kadar öteye bakarsam bakayım, Yerkürenin her kıvrım ve bükümünden alevler, dumanlar yükseliyor; kulağımı ne kadar derinlere verirsem vereyim, her yerden, ardı arkası kesilmeyen figanlar işitiyorum: Yoksa yeryüzünün midesi ağıt yakanlarla mi dolu?
Sayfa 106·Kitabı okudu
Ben intihar etmeyeceğim, bu yaşamdan kendim ayrılmayacağım" diyebilen birine insan denir. Peki ya kırbaç? Ya o sırttaki kahrolası kamçı yaraları? Ya haysiyet?
Sayfa 106·Kitabı okudu
Bazen bir köşeye çekilip aynada yüzüme bakıyorum: Herkesin görebildiği bir yüzüm olduğunu düşünmek nasıl da acı verici. Acaba önceleri karanlıktan neden o kadar korkmuşum? Oysa ne kadar güzel saklıyor, bütün gereksiz şeyler karanlığın içinde yok olup gidebiliyor. Deri değiştiren bütün hayvanlar da içten içe benzer bir utanç, korku ve huzursuzluk duydukları için tek başına kalabilecekleri bir yer arıyor olmalı.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Görünmez olmak hoşuma gidiyor, unutmuş olduğum bir şeyleri hatırlatıyor.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Reklam