Nerden başlasam bilemediğim bir okuma oldu.
İlk 300 sayfa eğlenceli, bilgilendirici, yer yer güldüren ve düşündüren bir okuma deneyimi sunuyor fakat karakterin saf mı yoksa salak mı olduğu algısı bir türlü oturmadığı için orta kısımlardaki diyaloglar çok sıkıcılaşıyor.
Her iki sayfada bir geçmişten hikaye anlatımlarının eşlik ettiği konuşmalar bir süre sonra boğucu olup can sıkıyor. Bir yandan 'aslında bir klasik okuyorum, bir dönem ve savaş romanı, çok bilgilendirici olmalı' diye düşünürken bir yandan da ' şimdi ne anlattı bu adam ' diye düşünmekten alamıyor insan kendini. Yer yer iğrenç diye tabir edebileceğimiz konuşmalarında olmasıyla kitap akıcılığını son 100 sayfaya kadar kaybediyor maalesef.
Son 100-150 sayfada ise tekrardan dönemle alakalı önemli bilgilerinde romana dahil olmasıyla biraz daha toparlanıyor kitap.
Bir yerde Türk filmlerindeki Şaban karakterinin bu kitaptan esinlendiğini okumuştum bizim şabanımız bu karaktere bin basar bence