Dorian Gray ' in Portresi, Oscar Wilde ' nin tek romanı. 1981 yılında basılan Dorian Gray ' in Portresi yayımlandığı dönem büyük tepki görüp, büyük tartışmalara sebep olmuş bir kitap. Hatta, Oscar Wilde " ahlaksızlıkla " suçlanmış, Sırf bu yüzden, kitaba çok defa sansür uygulanmış. Eşcinsellik gibi o dönemde toplumun çokça karşı çıktığı karşıt görüşler kitapta açık olarak verildiği için çok fazla eleştirilmiştir.
Oscar Wilde ' nin kitabını “Bir ruhun hikayesi " olarak tanımıştır, masum ve saf bir gencin adım adım günaha sürüklenmesini, egosuna yenik düşüp ahlak ve karakter savaşını kaybedişini bizlere anlatmış. Kitap ana karakter Dorian, dostları Basil ve Henry ' i anlatıyor. Oscar Wilde bu karakterler için " Basil Hallward ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir, Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda... " diyor. Dorian, eğitimli, insanları tekrar döndürüp baktıracak kadar yakışıklı saf bir genç. Fakat kendisine eşcinselliğe varacak kadar büyük bir ilgiyle yaklaşan dostu Basil ' in yaptığı portresi sayesinde güzelliğinin farkına varan ve Basil ' in tanışmasını istemediği Lord Henry ' nin sözlerinin etkisinde kalan kahramanımıza göre dünyada önemli olan tek şey gençlik ve güzelliktir. Dorian, Henry ' nin sözlerinin etkisinde kalarak zevk ve heyecan hayatın temel taşı edindi ve zevk, haz, heyecan kötülüktedir diyerek yaşamaya başladı. Zamanla, iyiliği kaybeden Dorian bambaşka bir insan oldu. Aynı zamanda, yaptığı her kötülük portresine yansımaya başladı. Kitabı okurken dikkat çeken bir noktada dış görünüşün, güzelliğin insanlar üzerinde bir etki bıraktığı. Dorian o kadar yakışıklı ki, böyle birinin kötü olması mümkün değildi topluma göre. Burada özellikle kitabın en önemli toplumsal eleştirilerinden biri ele