Zehra

6/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Tolstoy’un bu kısa ama yoğun romanı, kıskançlık ve tutkunun insanı nasıl felakete sürüklediğini çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Anlatıcının iç hesaplaşmaları ve psikolojik çözümlemeler gerçekten güçlü; okurken zihninin içine girip onunla birlikte boğulduğunuzu hissediyorsunuz. Ama beni en çok rahatsız eden tarafı, kadının sürekli “suçlu” konumunda olmasıydı. Erkek karakter kendi çelişkileri, arzuları ve korkularıyla baş edemiyor; bütün yükü kadına yüklüyor ve sonunda onu yok ediyor. Kadın bir insan olmaktan çok bir sembole indirgenmiş gibi. Evet, döneminin toplumsal zihniyetini yansıtıyor; evliliği, cinselliği ve ahlakı tartışmaya açıyor. Ama bugünden bakınca bu bakış çok boğucu ve tek taraflı. Yine de kıskançlık, tutku ve insan psikolojisinin karanlık yüzünü görmek açısından etkileyici bir metin. ️ Benim için: “Psikolojik derinliğiyle değerli, ama kadın açısından okunması çok zor bir kitap.”
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Reklam
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Kitabın kahramanı yedi sekiz yaşlarında küçük bir çocuktur. Bu küçük çocuk annesi babası tarafından terkedilmiştir. Sadece üç ailenin yaşadığı boğazların, yamaçların arasından ormana doğru uzanan San-Taş vadisi denilen bölgede dedesiyle birlikte yaşamaktadır. Çocuk; saflığın, bozulmamışlığın ve geleceğin sembolüdür. Aytmatov, çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman yazmayı başarır. Ona göre; çocukluk, gelecekteki insan karakterinin tohumudur. Çocukluk kişinin dilini öğrenmeye ve çevresindeki insanlarla, tabiatla ve özellikle kültürle bağlarını hissetmeye başladığı dönemdir. Kitap yer yer destansı bir anlatıma da sahiptir. Mitolojik ögeler önemli bir yer tutar. ‘Maral Ana’ adındaki bir geyik başlıca işlenen bir konudur. Soyun buradan geldiğine inanılır ve kitapta bir bölümde bununla ilgili kısa bir hikâye anlatılır. Kısa bir eserdir, roman diyemeyiz belki uzun öykü doğru bir tabir olabilir. Karakter gelişimleri tam oturmadan biter eser. Daha uzun olsun isterdim. Ayrıca kitabın sonunun birçok insanı pek mutlu etmeyeceğini düşünüyorum ancak son bölümde yazar bu durumla ilgili gelen eleştiriler için bir açıklama yapmış. Eğer Cengiz Aytmatov’dan daha önce hiç eser okumamışsanız bu eser uygundur. Benim de yazardan ilk kitabım oldu.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Fantastik edebiyatın kurucu yazarlarından olan Ursula K. Le Guin aslında günümüzde popüler olan birçok fantastik kitabın ilham kaynağı olmuş. Bunların en popüler olanları Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi. Kitabı okurken bu kitaplardan izleri çokça bulabilirsiniz muhtemelen. Büyücülerin olduğu yeni bir dünya yaratılmış ve biz bu dünyada yaşamış en büyük büyücünün öyküsüne tanıklık ediyoruz. Yerdeniz Büyücüsü serisinin ilk kitabı yazarın da özetlediği gibi 'büyümek' üzerine bir kitap. Yazarın betimlemeleri, kurgunun sıra dışı olması o kadar güzeldi ki kitabı elimden bırakmak istemedim. Bir sonraki sayfayı hep merak ederek okudum. Genel olarak büyücü Ged’in çocukluktan bir yetişkin oluncaya kadar geçen büyücü olma yolculuğunu anlatıyor fakat bunun fazlası var elbette. Ayrıca, Yerdeniz Öyküleri adlı bir animasyon filmi de var. Kıtabı kısaca tanımlamak istersek Yetişkinler için fantastik kitabın öncüsü olmuş bir kitap. Bu yüzden fantastik seviyorsanız, hiç beklemeden okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapta tek eksik gördüğüm yer ise Çevik Atmaca'nın mücadelesine yapılan haksızlık. Keşke girdiği savaşı uzaktan izlemeseydik ve biz de görebilseydik. Bu yüzden hızlı bir son olmuş.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Dorian Gray ' in Portresi, Oscar Wilde ' nin tek romanı. 1981 yılında basılan Dorian Gray ' in Portresi yayımlandığı dönem büyük tepki görüp, büyük tartışmalara sebep olmuş bir kitap. Hatta, Oscar Wilde " ahlaksızlıkla " suçlanmış, Sırf bu yüzden, kitaba çok defa sansür uygulanmış. Eşcinsellik gibi o dönemde toplumun çokça karşı çıktığı karşıt görüşler kitapta açık olarak verildiği için çok fazla eleştirilmiştir. Oscar Wilde ' nin kitabını “Bir ruhun hikayesi " olarak tanımıştır, masum ve saf bir gencin adım adım günaha sürüklenmesini, egosuna yenik düşüp ahlak ve karakter savaşını kaybedişini bizlere anlatmış. Kitap ana karakter Dorian, dostları Basil ve Henry ' i anlatıyor. Oscar Wilde bu karakterler için " Basil Hallward ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir, Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda... " diyor. Dorian, eğitimli, insanları tekrar döndürüp baktıracak kadar yakışıklı saf bir genç. Fakat kendisine eşcinselliğe varacak kadar büyük bir ilgiyle yaklaşan dostu Basil ' in yaptığı portresi sayesinde güzelliğinin farkına varan ve Basil ' in tanışmasını istemediği Lord Henry ' nin sözlerinin etkisinde kalan kahramanımıza göre dünyada önemli olan tek şey gençlik ve güzelliktir. Dorian, Henry ' nin sözlerinin etkisinde kalarak zevk ve heyecan hayatın temel taşı edindi ve zevk, haz, heyecan kötülüktedir diyerek yaşamaya başladı. Zamanla, iyiliği kaybeden Dorian bambaşka bir insan oldu. Aynı zamanda, yaptığı her kötülük portresine yansımaya başladı. Kitabı okurken dikkat çeken bir noktada dış görünüşün, güzelliğin insanlar üzerinde bir etki bıraktığı. Dorian o kadar yakışıklı ki, böyle birinin kötü olması mümkün değildi topluma göre. Burada özellikle kitabın en önemli toplumsal eleştirilerinden biri ele
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201999,1bin okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Gece Yarısı Kütüpahanesi, 2020 yılının Goodreads’in en iyi romanı seçiliyor. Kitapta benim ilgimi çeken ilk şey bu oldu. Konusu ise, Kadın karakterimiz Nora Seed, hayatından nefret ediyor. Tüm yaşamı resmen pişmanlıklar kuyusu. Yapmadığı, son anda vazgeçtiği birçok karar yüzünden yalnız kaldığını, kimsenin ona ihtiyacı olmadığını hatta onsuz daha iyi olacaklarını düşünüyor. Aynı gece intihar ediyor ve ölmek yerine kendisini gece yarısı kütüphanesi diye tuhaf bir yerde buluyor. Nora, yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgi olan araf boyutuna sıkışıp kalmışken, tüm hayatını emen pişmanlıklarını yeniden yaşama şansı buluyor. Ya abisiyle rock grubu kursaydı? Ya sevgilisiyle evlenseydi? Ya yüzmeye devam etseydi? Kendi yaşamında seçmediği her şeyi deneyimleme fırsatı karşısına çıkıyor. Kitabımız genel hatlarıyla bu şekilde. Okuması basit olmasına rağmen verdiği mesajlar inanılmaz anlamlı, sizi düşünmeye iten ve hayatınızda bir şeylerin pişmanlığını yaşamak yerine o anı en iyi şekilde değerlendirmenin önemini olabilecek en iyi şekilde vurguluyor. 280 sayfalık harika bir romandı ve her sayfasından keyif aldım. Bana verdiği mesajlar ve anlatmak istediği düşünceler mükemmeldi. Bu sene okuduğum en güzel ve tatlı hikayelerden biriydi.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Reklam