zhr

Puan vermedi·264 syf.··
2024 7. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2024 10:04
Minara Aliyeva Çınar’ın Nesip Yusufbeyli'nin Şefika Hanım'a yazdığı mektupları Türkiye Türkçesine aktardığı kitabın ilk iki bölümünde Nesip Bey'in ve Şefika Hanım'ın hayatlarını ve birleşim noktalarına değinilmiş. Üçüncü bölümde mektupları okurken bu iki tarihi karakterin hikayesinin büyük bir aşkla başladığını görüyoruz ama Nesip Bey'in aldatması üzerine beslediğimiz öfke bu aşkı siliyor ve Şefika Hanım için yüreğimizde bir burukluk saklıyoruz. Dördüncü bölümde 66 mektup yer almaktadır. Eserin sonunda Nesip Bey'in ve Şefika Hanım'ın ailesine, yakın çevresine çocuklarına ,dostlarına ait fotoğraflar bulunmaktadır. Eserde sadece Nesip Bey'in mektupları vardır. Çünkü ne yazık ki Şefika Hanım'ın mektuplarına ulaşılamamıştır. Kendi açımdan bakacak olursam; Rusya'daki Türk Kadın Hareketinin ateşleyicisi olmuş ve 21. yüzyıla kadar etkisini sürdürmüş olan Şefika Hanım'ın bu mektuplar sayesinde başka bir yönünü gördüm ve ona karşı hayranlığım arttı. Ömrünü milli mücadeleye adayan, milletin ve ülkenin bağımsızlığı için kendini feda eden bir kadının, sıradan bir hayat sürmesi zaten beklenemezdi.
Mektuplar - Nesip Yusufbeyli'den Şefika Gaspıralı'yaMinara Aliyeva Çınar · Ötüken Neşriyat · 20188 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·120 syf.··
2025 4. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2025 15:55
“Bedava bağışladığım gönül hariç, ona verdiğim her şeyi helal ettim.” Her bir zerresinin yüreğimde hissettim Füruğ’un. Onu seven erkeklerin dilinden yazılmış kitabı okurken istemsizce “bu kadar sevilmeye karşın bu son neden” diye sordum kendi kendime. Biyografik tarzda kaleme alınan bu kitapta onun hayatındaki erkekler (kardeşi, eşi, sevgilisi ve babası) onu anlatıyordu. Fakat içlerinde bence sorgulanmadan samimice kabul edilebilecek tek kişi kardeşiydi. Diğerlerine karşı sanırım mesafeli kaldım, Füruğ’un hayatını ve yaşadıklarını az çok bildiğim için. Fakat dört farklı erkekten ortaya dökülen Füruğ tablosu bizlere renkli ve acılara rağmen cıvıl cıvıl bir portre çiziyor. Roman, Füruğ Ferruhzad'ın çalkantılı ve sıra dışı yaşamını, aşklarını, acılarını, toplumsal normlara karşı duruşunu ve sanatını mercek altına alıyor. Ferruhzad'ın erkeklerle olan ilişkileri, bu ilişkilerin onun üzerindeki etkileri ve kadının toplumdaki yeri gibi temalar romanın merkezinde yer alıyor. Aynı zamanda, İran'daki toplumsal ve kültürel yapı, kadının bu yapı içindeki konumu ve Ferruhzad'ın bu konuma karşı mücadelesi de önemli bir yer tutuyor. Makbule Aras’ın Türkiye Türkçesine aktardığı “Başa Dönemeyiz” romanı Füruğ Ferruhzad’ın bu acımasız dünyaya şiirle ve aşkla baş kaldırışının vücut bulmuş halidir. Bu acımasız dünya aşkı ve özgürlüğü Füruğ’a çok görmüştür. Sadece anlaşılmayı isteyen şair sadece anlaşılamamın acısını çekmiştir. Coğrafyanın “kader” olduğunu hatırlatan #başadönemeyiz, İran’daki (ve tüm dünyadaki) sessiz kadınların sesidir.
Başa DönemeyizMakbule Aras Eyvazi · Yapı Kredi Yayınları · 2022361 okunma
Çocuk, Köstebek, Tilki ve At
10/10
·128 syf.··
2023 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 17:39
Sevgi, iyilik ve dostluk üzerine söylenmiş evrensel sözler. Çocuk dili ve çocuk kalbiyle… Çocuklar için kaleme alınmış çok başarılı bir kitap. Resimlerle cümleler bir arada götürülmüş. Kimi sayfalarda resimleri yorumluyorsunuz kimilerinde ise cümleleri. Çoğunlukla huzurlu hissettiren başarılı cümleler. Her anlamda çok başarılı bir kitap olmuş. Rastgele bir okumadan ziyade odaklanarak ve yorumlayarak okumak gerekiyor. Cümlelerin altında verilen mesajlar çok basit ama çok derin. Çocuklarla birlikte gönül rahatlığıyla okunabilir. Bir çocuk ve bir köstebeğin samimi arkadaşlığı daha sonra at ve tilkinin de katılımıyla dört kişilik bir aileye dönüşüyor. Mundi Kitap’tan çıkan eser gerek baskısı, gerek illüstrasyonu gerekse çevirisi ile çok başarılı bir çalışma olmuş. “Büyüdüğünde ne olmak istiyorsun?” “İyi kalpli” dedi çocuk. Kitabın her sayfası birbirinden değerli mesajlar veriyor. Sevmemi, iyi kalpli olmanı , cesaret edebilmenin ve yardım istemenin acizlik olmadığını vurgulayan bir eser. Beraberliğin ve sevginin bütün engelleri aşabileceğinin mesajını veriyor. Keyifli okumalar.
Çocuk, Köstebek, Tilki ve AtCharlie Mackesy · Mundi Yayınevi · 20215,7bin okunma
10/10
·496 syf.··
2023 10. kitabı
Vakıfbank Kültür Yayınları tarafından çıkarılan kitapta Alanya iki bölüm halinde incelenmiştir. Birinci bölümde Alanya tarihi ile ilgili bilgiler verilmiştir. Paleolitik dönemden itibaren ele alınan Alanya tarihi Cumhuriyet dönemi Alanyasına kadar götürülmüştür. Alanya her yönüyle incelenmiştir. İkinci bölümde ise kültür ve medeniyet başlığı altında Alanya kültürü incelenmiştir. Mutfak kültürü, yörük kültürü, ipek böceği ve ipek üretimi, turizm etkinlikleri vs. gibi başlıklar altında çok yönlü bir incelemenin sonucunda ortaya çıkan bu kitap kolektif bir çalışmanın ürünü olarak karşımıza çıkar. Kitabın sonunda ayrıca cumhurbaşkanlığı arşivlerinde yer alan ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olan arşiv belgelerine de yer verilmiştir. Bu sebeple söz konusu eser akademik bir çalışma olmanın ötesinde Alaaddin’in şehri Alanya’nın portresini çıkarması bakımından önemlidir.
Alanya Kadim Medeniyetler KalesiOrhan Karaoğlu · VakıfBank Kültür Yayınları · 20232 okunma
Başucumda Müzik
10/10
Kürşat Başar’ın kaleminden efsane bir aşk hikayesidir bu roman. Her cümlesinde aşkı iliklere kadar hissettirir. Hayatının aşkını evli bir adamda bulan bir genç kız ve aşık olduğu adamsız eksik bir hayat yaşadığına inanan, aşkın büyüttüğü bir genç kız. Muhteşem bir hayat ve aşk hikayesi. Defalarca elime alıp her defasında bırakmıştım bu romanı. Daha zamanı var diyordum. Okuyunca ise neden bu kadar ertelediğime üzüldüm hep. Öyle bir roman işte. Neredeyse her cümlesini ezbere bildiğim bu romanın bütün cümleleri çok başarılıdır. Başar, kaleminin ne kadar başarılı olduğunu bu romanında okurlara göstermiştir. Menderes döneminde yaşanan bir aşk hikayesinin ürünüdür. Menderes’in yakınında olan ve aynı zamanda bakan olan bir karakterin ve bu dönemde yaşanan ilişkilerin kaleme alındığı romanın, dönemin gerçeklerinden etkilenerek yazıldığına inanmamak elde değil. Romanı her okuduğunda, acaba gerçekten böyle bir aşk var mıdır, diye düşünmeden edemiyor insan. 50-60’lı yılların karmaşasında hayatta kalmaya çalışan bir aşk hikayesi aktarılıyor okuyucuya. Her şeye rağmen aşkın birçok duygunun üstünde olduğunu bizlere hissettiriyor. Bazı romanlar birçok kez okunur. Bu roman da onlardan biridir. Her okuyuşta ise başka bir duyguyu yakalamak mümkün. Hatta bu roman sıradan bir roman olarak okunmamalı, aksine bütün duygular içselleştirilerek okunmalıdır. Yıllar geçse de ne romanı ne de romanda yaşanan o aşkı asla unutamayacağım sanırım. “Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.” Bu romanı okuduktan sonra hep böyle bir aşkı arıyor insan. Hep salıncakta sallanır gibi sallanmak istiyor. Bu roman kesinlikle bir başucu kitabıdır.
Edebiyat
Başucumda Müzik - Midi BoyKürşat Başar · Everest Yayınları · 20197,4bin okunma