Zelal Durusu

Frankenstein
9/10
·256 syf.·
2026 7. kitabı
Ah, bu kitabı okumak için ne kadar geç kalmışım! Çocukluğumuzdan beri bir şekilde bu hikâyeye maruz kalıyoruz; çizgi filmler, filmler ve çeşitli uyarlamalar sayesinde Frankenstein'ı bildiğimizi sanıyoruz. Ben de bu yüzden yıllarca kitabı okumadım. Geçen yıl çıkan yeni film uyarlamasıyla birlikte kitap yeniden popüler olunca okumaya karar verdim. Demek ki kısmet bu zamanaymış. Hikâye ne kadar tanıdık olursa olsun, kitabı büyük bir merakla okuyorsunuz. Elinizden düşüremiyor, aklınız hep kitapta kalıyor. Bitirdikten sonra da etkisi günlerce sürüyor. Böyle kitaplara bayılıyorum. Frankenstein son derece derinlikli bir eser. Victor'un büyük bir hırsla bilimin sınırlarını zorlayarak gerçekleştirdiği deney ve hedefine ulaştığında yaşadığı hayal kırıklığı, ardından yarattığı varlığı reddedişi oldukça çarpıcı. Okurken sürekli şu soruyu düşündüm: Acaba onu en başından kabul etse ve sevgisini gösterseydi ne olurdu? Yaratığa üzülmemek elde değil. Çünkü o, eski film uyarlamalarındaki gibi konuşamayan, akılsız bir canavar değil. Tam tersine; zeki, konuşkan, duygusal ve düşündürücü bir karakter. Kitapta en sevdiğim bölümlerden biri de De Lacey ailesini gözlemlediği ve onların yanında geçirdiği zamanlardı. Yaratığın merakı, öğrenme isteği, insanları anlamaya çalışması ve onlardan biri olma arzusu çok etkileyiciydi. Ancak ne yazık ki bunların hiçbiri yeterli olmuyor; dış görünüşü her şeyin önüne geçiyor. Sürekli dışlanan, korkulan ve reddedilen bir varlık olarak görülüyor. Oysa tek istediği sevilmek ve insanlar arasında yaşayabilmekti. Her dışlanışında yaratıcısına duyduğu öfke, biraz daha büyüyor. Onu yaratan kişi bile kabul etmemişken, diğer insanların kabul etmesini nasıl bekleyebilir? Hikâyeyi okurken Victor'a hem kızıyor hem de yaşadığı kayıplar nedeniyle ona üzülüyorsunuz.
1000Kitap
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,7bin okunma
Reklam
7/10
·176 syf.·
2025 14. kitabı
Son zamanlarda Han Kang çok okumak istiyordum. Kitap fuarından birkaç kitabını alıp başlayayım dedim. Stanttaki görevli ısrarla Vejetaryen'i önerdi.'Diğerleri gibi kitaplar okuyabilirsiniz ama bu çok farklı' dedi.Böylece ilk Han kang kitabım Vejetaryen oldu. Kesinlikle güzel kitap dili çok akıcı, kurgusu güzel ama birisine ısrarla önerilecek bir kitap mı bilemedim. Çünkü biraz rahatsız edici kısımları var. (spoiler) Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm vejetaryen, bu bölümü Yonghe'nin kocası anlatıyor. Yonghe'nin gördüğü rüya sonucu nasıl vejetaryen olduğunu okuyoruz. İkinci bölüm Moğol Lekesi Yonghe'nin eniştesinin ağzından dinliyoruz işte rahatsız edici dediğim kısım burası. Aslında sanatsal bir anlatı var ama sanırım beni ,Yonghe'nin eniştesinin onun üzerindeki düşünceleri rahatsız etti.Yoksa dediğim gibi sanatsal ve farklıydı.Üçüncü bölüm ise ablası tarafından anlatılıyor.Zaten bu hikayede en çok ablaya üzüldüm.Tabi yonghe'ye de üzüldüm ama ablaya daha çok.Çünkü onun da psikolojik sorunları var; aynı ailede büyümüşler, mutsuz bir evliliği var ,evin geçimini o sağlıyor, çocuğu var ama o güçlü olmak zorunda.Ve yaşananlardan dolayı kendini suçluyor. Acaba Yonghe'nin çocukken yaşadıklarına engel olabilir miydim? Babamı durdurabilir miydim? Ama onun bir suçu yok.Ailenin diğer üyeleri Yonghe'ye destek olmazken ve yaşanan her şeye rağmen o kardeşinin yanında.O yüzden ablayı çok takdir ettim. Bu arada Yonghe'nin düşüncelerini hiç bilmiyoruz. Rüyaları ve birkaç çocukluk anısı(travması) dışında onu hiç dinlemiyoruz. Ama o kendisi anlatamayacak kadar yorgun ve bitkin. Çocukken yaşadıkları, şiddet,mutsuz bir evlilik onu hayata bağlayan ipi bırakmasına neden oluyor. Kitabı bitireli birkaç gün olmasına rağmen etkisi halen sürüyor ve üzerine düşünüyorum.Belkide stant
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
5/10
·264 syf.·
2025 2. kitabı
Ben de çoğu kişi gibi her yerde görüp okumaya karar verdim. Hatta kitap fuarından yazarın 2 kitabıyla birlikte almıştım.(ama şuanda onları okuyup okumamak konusunda kararsızım en azından bir süre ara vereceğim) Kitaba gelecek olursak bekli daha ergen dönemimde okusaydım sevebilirdim diye düşünüyorum.Ama şuan değil. Edebi açıdan çok yetersizdi özellikle ilk başlarda bu kitap mı best seller dedim neyseki basit anlatımlı ve akıcı bir kitap, çabuk okunuyor. Çok tekrarlayan hikayeler var. Hep aynı şeyler oluyor.Marien’le Connell arasındaki duyguyu da yazar iyi yansıtamamış Aralarındaki duygu hiç okura geçmiyor.Sonu da biraz havada kalıyor ama muhtemelen yine benzer olaylar tekrarlayacak. Kitaptan sonra dizisini izledim ilk defa bir diziyi/filmi kitabından daha başarılı buldum. Genel olarak değerlendirecek olursam vasattı.Arkadaşlarıma çok önereceğimi de sanmıyorum. Normal İnsanlar
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma