Bu yüzden ben de ne zaman sıkışıp kalsam ya da ne yapacağımı bilmesem, hemen görüş açımı genişletmeye çalışıp kendime omuzlarını gevşet ve yengeç gibi yan yan yürü diyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkesin teknoloji ve bilimi geliştirmesi de önemli değil. Ekonomik yapı içerisinde kişilerin varlığının dahi anlam taşıyacağı bir model içerisinde yaşıyoruz. Bir daha bir büfeye, lokantaya, markete, sinemaya gittiğinizde düşünün. Tüm maaşınızı verseniz bile bir işletmeyi tek başınıza ayakta tutamazsınız. Yürüdüğünüz yollar, harcadığınız elektrik, hiçbir katkınız olmadan sürekli üretilen gıdalar birilerinin talebi sayesinde sağlanmaktadır. Etrafınızda gördüğünüz her şey için başka insanlar gereklidir ve ancak onların da varlığı ile hayatta kalabilirsiniz.
Bir grup içinde olmak, insanlar için hayatta kalma sebebi olmuştur. Bu nedenle beynimiz bir gruba mensup olduğumuzda kendini iyi hisseder. Arkasında güçlü bir topluluk olduğunu düşünmek onu rahatlatır, çünkü topluluğa bağlı olanların genleri devam etmiştir. Bu duyguyu yaşamak için topluluklara katılır, varsayımsal birliktelikler oluşturur. Kendi grubunda, taraftan olduğu kulüpte, şehrinde, ülkesinde, ten renginde başka hiçbir millette olmayan farklı yönleri arar. Ama gerçekte insanı ayakta tutan, dünyadaki "tüm" insanların varlığıdır.