Bir flütün sesi nasıl notalara dağılırsa onun ruhunun solukları da hecelerin arasında kendini belli ediyor,dalga dalga kulağa fısıldıyor,orada kanın akışını hızlandırıyordu.
O gece otelde,uzun koridorun ucundaki odamızda,pabuçlarımız kapının dışında,yerde puf bir halı,pencerenin dışında yağmur,odanın içinde ışıklar ve neşe,daha sonra ütülü çarşaflar arasında heyecan,kendimizi yuvaya dönmüş hissetme,yalnız olmadığımızı hissetme,GECE UYANIP ÖTEKİNİ YANINDA BULMA,GİTMEMİŞ OLDUĞUNU ANLAMA...