Béllá Cíáo

Béllá Cíáo
@Zerzewhat
Kendi iç savaşımın kahramanıyım.Alkışlayacak her ben ' in katili.Bir Bireyin Senfonik Dünyası
Puan vermedi·823 syf.··
2025 14. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 02:42
.| Kitap 20. yüzyıl edebiyatının en önemli romanlarından biri olarak kabul edilir.Birinci Dünya Savaşı öncesi Avrupa'nın entelektüel, kültürel ve politik çalkantılarını alegorik bir şekilde yansıtan roman, bir sanatoryumda geçen hikâyesiyle hastalık, ölüm, zaman, aşk ve felsefi tartışmalar gibi temaları birleştirerek, okuyucuyu "büyülü" bir zaman ve mekân alanında gel-git kıvamında okuyucu derin bir düşünce alanında sürekli kendini sorgulamasını sağlıyor. Romanın ana karakteri, gemi mühendisi Hans Castorp'tur. Bir haftalığına kuzenini ziyaret için Alo taraflarına gider lakin ziyaret bir haftadan fazla uzar. Bu süreçte verem teşhisi konan Castrop yedi yıl kadar senatoryumda kalır. Bu yedi yıllık süre esasında kendini tanıma ve kendi için bir eğitim sürecine dönüşür. Zaman teması üzerinden bireyin kendini sorgulaması ve dünyayı yeniden kendi icinde tanımlama değerlendirme noktalarından çokça vurur. Zaman, hastalık, aşk ve erotizm, ölüm, erotizm ve hümanizm ekseninde dönen bir roman.Castrop , sanatoryumun kapalı dünyasında entelektüel tartışmalara, platonik bir aşka, hastalık ve ölümün gölgesinde felsefi sorgulamalara kapılır Esasında bu sorgulamalar ne kadar bireyin içsel alanı gibi görünse de özünde dönemin siyasal Avrupa'sının içten içe çöküşünü anlatır. Kitap ağır bir üslupla yazılmış,detaylı ağır betimlemeler (ki bu çoğu zaman okuyucusunu yorar),iç tahlillerle doludur, öyle bir iki günde okunacak bir kitap değildir, ruhun yolculuğuna çıkmak isteyenler için ideal bir kitap. Keyifli okumalar
1000Kitap
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 19981,528 okunma
Reklam
7/10
·344 syf.··
2024 34. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2024 23:41
Kitap 344 sayfadan oluşuyor. Öncelikle yazar anarşist fikre sahip ve bu fikirden beslenen bir yazar. Kitabın öz olarak anlaşılması için ,kitabın yazıldığı dönem olan 1968 kuşağının Mark’sın diyalektik materyalizminin, anarşizmin etimolojik olarnet olarak anlaşılması gerekmektedir. Zira 1960-1980 dönemleri geçtiğimiz yüzyılda sisteme karşı eleştirel yaklaşımların en çok gündemde olduğu, entelektüel çevrelerin fiili toplum mekanizmalarına karşı en fazla eleştirel fikir ürettiği ,yeni akımların oluştuğu,fikir üretilen dönemlerden biridir. Mülksüzler birbirine tamamen karşıt iki gezegen olan Anarres ve Urras’ta uzerinden kurgu düzeninde okuyucuya aktarılmaktadır.Anarres’te karşılıklı yardımlaşmaya dayalı bir anarşist toplum ,daha çok sınıfsız, sınırsız ve sömürüsüz bir dünya resmedilmiştir, Urras’ta ise bugünkü mevcut düzenin benzeri daha çok kapital düzen endeksli bir toplum ütopik olarak tasvir edilmiştir. Romanı okurken, devrimci bir lider olan Odo ve yoldaşlarının sınıfsız ve devletsiz bir toplum kurmak için göç ettikleri gezegen olan Anarres’ten Shevek karakterinin yolculuğuna tanık oluyoruz, aslında Odo’nun devrimci kimliği burda tartışılır,zira devleti yıkmak veya yeniden bir dönüşüm sürecine entegre etmekten ziyade farklı bir gezegene gidişi söz konusu. Romanın başat karakterlerinden olan Shevek, fizik alanında çalışmak ister; fakat Anarres’teki imkansızlıklar nedeniyle Urras’taki A-Io topraklarına gitmeye karar verir. Her ne kadar ütopik olarak kurgulanmış olsa da romanda anlatıldığı biçimiyle, insanlar arasındaki süre gelen baskın gelir eşitsizlikleri , alt ve üst tabaka arasındaki derin uçurum,orta sınıfın yok oluşu ve muhalefete yapılan bütün agresif baskılarla, A-Io devletinin dönemin Amerikasindan bahsedildiği aşikardır. Shevek Urras’a geldiğinde
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2024 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 03:21
Eğitim hayatı boyunca felsefe, siyaset ve ekonomi ile yakından ilgilenen Marx, özellikle Hegel'in felsefesinden etkilenmiştir.Marx, Friedrich Engels ile tanışmasıyla sosyalizm ve komünizm üzerine çalışmalar yapmaya başladı. İkili, birlikte birçok yazı ve manifesto kaleme aldı. Marx, ayrıca "Kapital" adlı başyapıtını yazarak kapitalizmin eleştirisini ve proleterya hareketini destekleyen teoriler geliştirdi.Marx'ın en önemli düşüncelerinden biri, kapitalizmin eleştirisi ve sınıf mücadelesi kavramıdır. Marx, toplumun sınıflara ayrıldığını ve bu sınıflar arasında çıkar çatışmalarının olduğunu savunur. Ona göre, burjuvazi ve proletarya arasındaki çatışma, kapitalizmin doğal bir sonucudur.Marx'a göre, kapitalist sistemde işçi sınıfı, emek gücünü satmak zorunda kaldığı için sömürülmektedir. Kapitalistler ise kâr elde etmek için işçilerin emeğini sömürürler.Kitap 208 sayfalık genel bazda çok derine inmeden Marx'ın emek-deger, işçi, proleter ve kapital düzene dair düşüncelerini yansıtıyor. Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat & Roman
Düşünceler AforizmalarKarl Marx · Yeni Dünya Yayınları · 19759 okunma
9/10
·104 syf.··
2023 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2023 22:20
Kitabın belki de en can alıcı cümlesi; Dans etmek bir çığlığı susturmak mı? Kitap histerik durumdaki toplumsal vakalardan birini anlatıyor. Strasbourg şehrinde açlık,yoksulluk , zor zamanların bireyleri cinayete sürüklediği kötü bir zamanda, yaşadığı acıdan aklını yitiren bir kadının sokaklarda dans etmeye başlaması, sonrasında bu dans etmenin toplumsal bütünlük içinde dalga dalga artmasını konu ediyor. Süreç içersinde hekimler gelir , papazlar vaaz için gelir lakin halk ölene dek dans eder.Istıraba gömülmüş bir şehrin dayanılmaz gerçekliğinden kaçmanın, hele de yoksul düşmüş halk için, tek kurtuluş yolu danstan geçtiği kitabın ana teması. Beğenerek ilgi duyarak okudum , keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi·231 syf.··
2023 19. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2023 03:50
Fatmagül Berktay tarafından yazılan, metis yayınları tarfından 2003 yılında basılan bir kitap. Süregelen yaşamda kadının tarih yazınındaki konumlandırılışı ve doğallaştırılmaya çalışılmasi üzerine, sol cepheden , muhafazakar alandan ,liberal zaviyeden kadına olan bakışın derin irdelendiği , feminizmin gelişme evrelerini özellikle arend't ve heideggerden beslenerek detaylı anlatan bir kitap. Kitapta söyle bir bölüm var çok etkileyici; "sabit kimliklerin olmadığı, kimlik dediğimiz şeyin her an bozulup yapılabilen bir kurgu olduğu gerçeği, kimlik politikalarının geçerliliğini çok kuşkulu bir hale getiriyor. öte yandan, henüz özneleşme mücadelesi vermekte olan "kıyıda kalmışlar"ın kendi öznelik konumları dahil her şeyin bir dil oyunundan ibaret olmadığını unutmaları mümkün değil -"dünyayı ellerinde tutanlar", bunu onlara sürekli hatırlatıyor. bu çetrefl durum, bizim daha uzun süre kimlik, benlik, kendilik sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalacağımızı gösteriyor. bu konuda "ne hayal edebiliriz?" sorusunu helene cixous, bizi davranışlarımızı, rollerimizi, zihniyetlerimizi, politikalarımızı vb. köklü bir biçimde değiştirmeye çağırarak yanıtlıyor. bugünkü perspektifimizin dar ufkunun ötesine geçerek, bugün için düşünülemez olanı düşünebilmeye çalışarak... "dünya derindir, günün hayal edebileceğinden daha derin" diyor nietzsche. luce irigaray da ona " senin açmış olduğun ufkun ötesinde, o (kadın) sana, hala içinde yaşamakta olduğun ve senin gününün hayal bile edemediği şeyi sunacak" diye sesleniyor. irigaray'ın sesi kulağa henüz biraz tiz ve fazlasıyla iddialı geliyor. gene de hiç belli olmaz, bakarsınız günün birinde, farklılığın kutuplaşmış ikiliklerin sınırlarına hapsolmadığı düşünsel ve siyasal bir iklimde, bugün ancak bir özlem olarak varolabilen "cinsiyet tanımayan akıl ve
Edebiyat & Roman
Tarihin CinsiyetiFatmagül Berktay · Metis Yayınları · 2018299 okunma
Reklam