Ebu derda radıyallahu anh şöyle dedi:
Kim bir kapıyı sürekli çalarsa, o kapının kendisine açılmasına yakındır. Kim de duada ısrar ederse, duasının kabulüne yakındır.
Beyhakî / Şuabu'l-İman (10 Cilt Takım)
853)Hasan b. Sa'd, Abdullah'ın (radıyallahu anh) "Ben, kişinin bildiği halde işlediği günahlar sebebiyle önceden elde ettiği ilmi unutacağı kanaatindeyim" dediğini rivayet etmiştir.
(...) Hayatımızda olan hiçbir şey tesadüfen olduğu o yerde değil! Tesadüf diye bir şey yok çünkü! Her şey Allah’ın ilmindeki sonsuz hikâyenin sonlu hayatlarımızdaki bir tezahürü, bir tecellisi olarak zuhûra geliyor ve bir anlamı var.Yâni her zuhûra gelen şeyin bize söyleyeceği, söylediği bir şey var. Her farkında olmadığımız şeyle aslında bir farkındalık kaybediyoruz. Bütünün içinden tamamlayıcı bir parçayı atlamış oluyoruz. Bunlar çoğalınca hayatımızdaki kör noktalar çoğalıyor ve bizi gören körler, duyan sağırlar haline getiriyor...
-Gökhan Özcan, "Olmamak ya da Farkında Olmamak", yenisafak.com, 11 Haziran 2026-