II.Abdülhamid Han'ın Selanik'e doğru yola çıkmasının ardından Yıldız Sarayı, medeniyetten nasibini alamamış bir grup çapulcu tarafından korkunç dönecek tarzda yağmaya maruz kaldı. Yapılan bu yağma şüphesiz Türk tarihinde kara bir lekedir. Darbelerin ne manaya geldiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır.
Hadi diyelim ki bir elimizle verdiğimiz sadakadan öteki elimizin haberi olmadı. Ya içimizdeki meydan savaşı ne olacak?
İnsan kendini dış dünyaya karşı kapatabiliyor, ya kendi söylediği yalanlar, onlar ne olacak?
Kendi kendimizi nereye kadar kandırabiliriz? Belki bir ömür boyu bile sürebilir bu. Hak saklasın.