Z.çayan

Z.çayan
@Zeynep0641
İçişleri Bakanlığı
Yüksek lisans
Ankara
106 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·416 syf.··
2022 12. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2022 19:48
Fuzuli'nin eseri Leyla ve Mecnun'un ağzından yazılmış kitap. Yani kitapta bir kitabın ağzından dinliyoruz olanları ve bir kitabın gözleriyle görüyoruz dünyayı. Çok fazla yer, kişi, mekan değişiyor olması; hiçbir karakteri derinlemesine tanıyamıyor olmamız beni yordu. Bu da verdiğim puanı etkiledi. Dicle'nin yamaçlarındaki bir çilek, Leyla adlı kara kaşlı kara gözlü bir kız tarafından koparılıyor. Çilek kızın al dudaklarına dokunmanın hayalini kuruyor. Olmuyor. Leyla öpmüyor çileği. Atıyor bir kazana, başka bir dünya şeyle kaynatıyor da kaynatıyor. Çilek ateşle tanışıyor, yanmayı öğreniyor daha sevdiğine kavuşmadan, sevilmeyi öğrenmeden. Sonra parşömen yapıyor o kaynattıklarından Leyla. Çekip alıyor bir sayfasını, çileğin özünün tam üstüne 'Kays' yazıyor, öpüyor ismin üstünü defalarca. Çilek, Kays olsaydım keşke diyor. Kız ismi gözyaşlarıyla siliyor parşömenden. Ama çilek bir ömür yüreğinde taşıyor Leyla'sını... Parşömenler satılmak için götürülüyor. Ayrılığı öğreniyor çilek kavuşmayı tatmamışken. İlk ayrılık ve ilk acı... Leyla yazsınlar bağrıma diyor, Leyla'mı yazsınlar. Üstad Fuzuli alıyor parşömenleri. Leyla ve Kays'ın aşkını yazıyor üzerlerine. Bağrına Leyla yazılıyor çileğin. Çilek artık çilek değil, Kays artık, Mecnun... Fuzuli hem aşkın, ayrılığın, acının en derinini; hem de yalnızca iyilerin eline geçmesini umduğunu göklerin bilgeliğinin çok önemli sırrının şifrelerini yazıyor parşömenlerin bağrına. Yüzyıllarca diyardan diyara, gözden göze, dilden dile, kalpten kalbe dolaşıyor Fuzuli'nin eseri. Kimi yüreğindeki aşk acısına derman olsun diye, kimi göklerin sırrına ermek için, kimi sırrı kötüye kullanmak için okuyor onu. Leyla'lar tanıyor Kays bu diyarlarda. Leyla'lar seviyor, Leyla'lara kavuşuyor ve tam kavuşmuşken Leyla'lardan ayrılıyor. Nice ayrılık ve nice
1000Kitap
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
Reklam
9/10
·184 syf.··
2022 7. kitabı
Bütün yaralarımızı aslında çocukken alırız, ama yasını zamanla büyüdüğümüzde tutarız. Bunu bu kitapla çok daha iyi anladım. Doğal olarak bir çocuğun yapdığı haylazlıklar ve bundan dolayıda ailesinden sürekli dayak yiyen Zézé.. Kitabı okurken onun ruh halini tam anlamıyla yaşadım. Ne kadar küçük olsa bile, bir dayanağın eksik olduğunu, birine bağlanmak istediğini ve sonradan hayatın acı gerçeğiyle, sevdiğini kaybetmekle yüzleşdiğini iliklerime kadar hissettim. Çünki yazar bunu en iyi şekilde kaleme dökmüş. Hikayenin sonunda göz yaşı dökmemek mümkün değil.. * Hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına uğramıyorum. * Daha çok anlat," dedim. "Hoşuna gidiyor mu?" "Çok. Elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum." "Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?" "Gider gibi yaparız." * .. Neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?" "Sen ne yapıyorsun ki?" "Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum." * - Biliyor musun, insanları öldürüyorum Portuga. + Bunu nasıl yapıyorsun Zeze? - Onları unutarak.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2022 5. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2022 16:12
Bütün duyulara hitap eden kitap Kulağımda ezgiler, Gözümde puslu görüntüler, Dimağımda hikayeler, Yüreğimde titreyişlerle bitti kitap. Yaşar Kemaldir bu,bütün duyularınıza hitap eder... Ağrı Dağı karşımda tüm kişiliğiyle yükselirken kendimi zor tutuyorum. Tepesine tırmanabilsem... Yaylarına çıkıp ak kuşu, renkli küçük çiçekleri görebilsem... Bahar da yaklaşıyor, acaba hala çobanlar Küp Gölü kıyısında kavallarını çalıyor mu ola? İnsan çok sevdiği bir şeyi kelimelere dökerken zorlanır. Ben de anlatmaya zorlanıyorum. Anlatınca büyüsü azalacak gibi. Anlatmasam içimde yara olacak gibi. Yaşar Kemal 50'lerin başlarında gazetecilik yaptığı yıllarda, röpartaj için Doğubeyazıt'a gelmiş ve bir ekiple beraber Ağrı Dağı 'na çıkmış. Nuhun Gemisi nde bunu anlatır. Çok büyülenmiştir. Ağrıdağı Efsane'sinin basım yılı ise 1970 görünüyor. Demek ki Yaşar Kemal, kafasında bu büyü ile on beş yirmi sene gezmiş... Bu küçük eserde bir aşk hikayesinin etrafında söylenmek isteyen o kadar çok şey var ki... Okuyanlar bunu kendileri keşfedecektir. Hikayeleri bir yana bırakalım. Beni etkileyen hikayelerden ziyade duygular oldu. Özellikle KORKU... Korkunun neredeyse rengi var burada. Elleri var... Ve sizi de boğacak gibi. Yusuf'u çıldırtan baba ve ölüm korkusu, Paşa'nın güçlü duruşunun ardındanki kalabalık korkusu, Gülbahar'ın Ahmet'i yitirme korkusu... İnsanların gelenekleri kaybetme ve ayıplanma korkusu... Romanın çatısı buydu, "KORKU"
İnsan ve Duygular
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma