Zeynep

aşırı önemsediğinde onu yutmaya başlayan dünyanın sıkıntılı işleri
Dünya bir köprüdür. Muhyiddin-i Arabi, “Köprülerin üstüne ev kurulmaz” der. Kişi misafirliğini anlar, gerçek görevi olan kulluğa yönelirse, aşırı önemsediğinde onu yutmaya başlayan dünyanın sıkıntılı işleri, onları hafife alması sayesinde yoluna girmeye başlar.
Sayfa 286·Kitabı okuyor
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Haydar Ergülen’in şiirine dokunur gibi, “Senden gördüğüm kışı, başkasının baharına değişmem.” diye düşünüyordu.
Sayfa 277·Kitabı okuyor
Edebiyat
Rilke, tamamlanmayı bekleyen işler misali, “Bitirilecek ne kadar çok acı var!” demiş. İnsanın kaderinde, ilahi düzlemde, hangi musibetleri yaşayacağı kayıtlıdır. Bu musibetlerden biriyle karşılaşan insan, dünya görev listesindeki bir işin daha düşmek üzere olduğuna sevinmelidir.
Sayfa 266·Kitabı okuyor
Edebiyat
Sokrat’a “Niçin hiç kederlenmiyorsun?” diye sorarlar. O, “Kaybettiğimde beni kederlendirecek şeyler edinmiyorum” diye cevap verir.
Sayfa 261·Kitabı okuyor
Edebiyat
Rızkı, herkesin midesinin büyüklüğüyle sınırlıdır. Bu noktada zenginin de fakirin de sınırı birkaç tabak yemekten ileriye gidemez. Üstelik fakirin kuru ekmekten aldığı lezzeti, zenginler alışkanlığın verdiği öğütücülükle en pahalı yemeklerde dahi bulamazlar. Şadi ne güzel söyler: “On derviş bir kilimde uyurken, iki padişah bir dünyaya sığmaz.”
Sayfa 260·Kitabı okuyor
Edebiyat