Zeynep

Zeynep
@ZeynepKksl
Hayat umutsuzluğun öte yanında başlar.
Herkes ölecek ama nasıl?
7/10
·38 syf.··
2026 34. kitabı
Émile Zola bu kitabında aslında ölümü değil geride kalanları anlatmış. Her öyküde ölen karakter farklı bir sosyal statüye sahip. Bir kontun ihtişamlı yatağından, son anında bile çalışmak zorunda olan bir işçinin sefaletine kadar... Ölümün, farklı sınıflardan olan insanlar için ne kadar farklı anlamlar ifade ettiğini gözler önüne seriyor. Ölüm herkes için trajik olmayabilir. Önemli olan geride kalanlara ne olduğudur... Ölüm hiçbir zaman sadece ölüm değildir. Ardında para, güç, statü bazen de acı, açlık, çaresizlik saklayan bir kapıdır. Bu dünyada adil olan tek şey ölümdür deriz, eninde sonunda herkes ölecek. İyi - kötü, güzel - çirkin, zengin - fakir... Sağlık ve eğitim sorunlarında kurtarıcı olan para ölüm karşısında koca bir hiçtir. Peki nasıl ölmek daha iyidir? Yatağınızda huzur içinde, ardınızda sizi seven yaslı bir aile veya büyük bir miras bırakarak mı yoksa ölüm kapıyı çalarken son anlarında bile çalışmak zorunda kalarak, ailenin geleceğini ve geçim kaygısını düşünerek mi? Ölüm herkese gelir ama şartlar ve imkânlar her zaman farklıdır. Yani özetle bu dünyada hiçbir şey adil değildir. Ölüm bile... Nasıl Ölünür Emile Zola
1000Kitap
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202424,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·120 syf.··
2025 43. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 00:00
Rus edebiyatından güzel bir aşk hikayesi. Rus edebiyatında genellikle fazla karakterli romanlar varken bu hikâyede yazar sınırlı karakterle sınırsız bir dünya oluşturmuş. Duygular yoğun ve derin işlenmiş. Özellikle yazar, Olesya ve İvan arasındaki aşkı, sevgiyi çok güzel işlemiş. İvan bir memur. Olesya ise cadılıkla suçlandığı için büyükannesiyle ormanda yaşayan genç bir kız. Olesya, İvan ile olan geleceğini görmesine rağmen her şeyi göze alarak aşkını yaşamayı seçti. "Sonrasında ne olursa olsun, pişman olmam ben. Böyle mutluyum." demişti. Pişman olmadı ama mutlu oldu mu onu bilemeyiz. Belki başka bir yerde tekrar karşılaşmışlardır. "Ne olacaksa olsun, mutluluğumu kimseye terk etmeyeceğim." Veda edeceğini bile bile aşkı yaşamaya değer mi? Bu kitap bize bu soruyu uzun uzun düşündürüyor. Olesya İvan'ı seçmeseydi pişman olur muydu? Birkaç ay yaşadığı mutluluk sonra çektiği ayrılık acısına değdi mi? Bilemiyorum ama bence onunki cesur bir karardı. Bugünlerde insanların fal, tarot gibi şeylere merakla yaklaşmaları, eskiden ise cadı şüphesi -sadece şüphesi- olan kadınları diri diri yakmaları çok tuhaf. Belki de bugün inandığımız, sevdiğimiz, normal sayılan bir şey yüz yıl sonra nefretle karşılanacak. Toplum değiştikçe normallik standartları ve inançları da değişiyor. Dünya her daim değişiyor, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Kitabın dili kolay, resmen akıp gidiyor. Karakterlerle birlikte yaşıyor gibi hissettiriyor. Rus edebiyatıda giriş için uygun bir kitap. "İhtiyarlayıncaya, ölünceye kadar şimdi yürüdüğümüz gibi el ele yürüyeceğiz..." Olesya Aleksandr İvanoviç Kuprin
Edebiyat
OlesyaAleksandr İvanoviç Kuprin · İthaki Yayınları · 2022635 okunma
8/10
·224 syf.··
2025 32. kitabı
Herkesin hayatında ilerleyemediğini, takılı kaldığını düşündüğü, değişim için umudunun kalmadığı veya büyük bir değişimin ardından nasıl toparlayacağını bilemediği bir dönem olmuştur. Bu kitap tam olarak hayatın bu evresini yaşayan insanları konu ediniyor. Henüz hayatının başındaki genç bir kız, lise hayalini gerçekleştirmeye çalışan bir adam, okulunu büyük bir hevesle bitirmiş ama iş bulamamış bir genç, kariyerinin ortasında anne olmuş bir kadın ve emekli olup boşluğa düşen bir adam. Hepsi hayatın farklı aşamalarında. Çoğu insan bu tarz dönemlerde bir kısır döngüye hapsolur. Halbuki her zaman yeni deneyimler için fırsat vardır. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız adım atmak zorunda kalırsınız ama bazen cesaret bulamazsınız veya konfor alanınız güvenli ve rahat olduğu için adım atmak istemezsiniz. Sonuçta kendinize ve başarabileceğinize olan inancınızı kaybedebilir ve kısır döngüye girersiniz. Bu kitap bazı kararlar almak ve harekete geçmek için ilham verici. Belki size de yol gösterir. "Bir gün yapacağımı söyleyip dursam da en sonunda bir hayal olarak kalır belki de." "Hayal olarak kalacak demek. Bir gün dediğin sürece, o hayalin asla sonu gelmeyecek." Aradığın Şey Kütüphanede Saklı
Alıntı
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,713 okunma
Sevene dek yaşamamıșım hiç.
9/10
·283 syf.··
2024 41. kitabı
Matt Haig zaten sevdiğim bir yazar. Bu kitabı da içinde yaşadığı dünyaya yabancı, daha önce hiç görmemiş biri gibi yazmış. Kesinlikle takdir ettim. Profesör Andrew Martin'in yerine geçen uzaylımız Dünya'ya önemli bir görev için gönderilmiș. O, teknolojinin çok geliştiği bir yere, Vannadorya'ya ait. Teknoloji ilerledikçe insanlar arasındaki bağların zayıfladığını ve daha soğuk bir dünyaya doğru ilerlediğimizi düşünürüm hep. Uzaylımızın ait olduğu gezegen Vannadorya tam olarak böyle bir yer. Hayatın sadece matematik ve mantıktan ibaret olduğu, yüksek teknolojili, ölümsüzlüğün olduğu, aile ilişkilerinin, sosyal sınıfların ve bireyselliğin olmadığı, telepati ile iletişim kurulan bir gezegen... Onun için binaların ve arabaların yerle teması, kitapları okumak zorunda olmamız, bir yere ulaşmak için yol gitmek, zaman harcamak zorunda olmamız, iletişim kurmak için bazı cihazlara ihtiyaç duymamız tuhaf ve ilkel. -Açıkçası ben de bir bilim kurgu hayranı olarak teknolojinin gelişimi için daha yolun çok başında olduğumuzu düşünüyorum.- Haliyle bizim dünyamız, alışkanlıklarımız, hayatımız ve teknolojimizle ilgili öğrenmesi gereken çok şey var. Bu dünya ona çok ilkel ve bir gün sona ereceği için amaçsız geliyor. İnsanların arasındaki sevgi, ilgi, dostluk, aşk gibi duyguları anlayamıyor ve ilk kez tecrübe ediyor. Zamanla alışıyor. "İnsanlar șiddet ve hırsla şekillenmiş, kibirli bir türdür. Yaşadıkları gezegeni, Şu an için erişimleri olan yegâne gezegeni yıkımın eşiğine getirdiler. Ayrımlarla, sınıflandırmalarla dolu bir dünya yarattılar ama kendi aralarındaki benzerlikleri görmeyi beceremediler. Teknolojiyi insan psikolojsinin uyum sağlayabileceğinden daha büyük bir hızla geliştirdiler ve hepsinin delisi olduğu para ve şöhret için ilerletmeye çahşıyorlar hâlâ." Uzaylımıza göre işte
Edebiyat
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
8/10
·184 syf.··
2024 40. kitabı
Ölüm herkese bir anda gelir ama geldiğini bilmek, haber almak insanı derin bir korkuya ve sorgulamaya sürükler. "Bu hayatta ne yaptım? Arkamda ne bırakacağım? İnsanlar beni nasıl anacak?" gibi. Ölüm karşısında gözümüzde büyüttüğümüz her şey bir anda yok olur gider. Maddi kaygılar, küs olduğumuz insanlar, zaten belirsiz olan gelecek için bile endişelenmeyi bir kenara bırakırız. Karakterimiz hasta olduğunu ve çok az ömrü kaldığını öğreniyor ve şeytanla, ömrüne bir gün eklenmesine karşılık dünyadan bir varlığı silme anlaşması yapıyor. Başta mantıklı gelse de buradaki sorun silinecek şeyleri şeytanın seçecek olması. Hayatımızı kolaylaştırıp güzelleştiren birçok icat var ve çoğumuz bunların içine doğduk. Onlar olmadan nasıl yașanır bilmiyoruz hatta çoğu vazgeçilmez gibi geliyor. Yine de ömrünüze bir gün daha eklemek için nelerden vazgeçebilirdiniz? Anlatılmak istenen konular derin ancak felsefe sevmeyenler için sade, net, anlaşılır ve eğlenceli bir dille anlatılmış. Mevlana der ki: "Nasibinde varsa, alırsın karıncadan bi̇le ders. Nasibinde yoksa, bütün cihan önüne seri̇lse sana ters." Nasibinizde varsa bu kitap size hayata, ölüme ve birlikte yaşadığınız, sizde anısı olan eşyalara karşı yeni pencereler açacak. Aslında gereksiz olarak gördüğümüz her eşyanın, her insanın ve her deneyimin bizi olmamız gereken kişiye doğru götüren bir yol olduğunu anlıyoruz. Hiçbir şey tesadüf değildir. Felsefi mesajları olan bir kitapta duygulanacağımı düşünmezdim ama yazar bunu başarmış. Anlam arayışı temalı bir kitap için dili beklediğimin aksine ciddiyetten uzak, samimi ve sade. Rahatlıkla okunabilir. Özellikle RS (reading slump) de okunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. "Yaşamak demek; ağlamak ve bağırmak, aptalca davranmak, üzülmek ve neşelenmek, hatta korkunç ve berbat
Edebiyat
Bir Gün Kediler Dünyadan Yok OlsaydıGenki Kawamura · Dex Yayınevi · 20212,305 okunma