Zeynep Selvi

9/10
·293 syf.··
2026 4. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:20
Bir insan doğumu, çocukluğu, hayata tutunma çabasını, aşık olmayı, ölümü, var olmayı ve yok olmayı nasıl bu kadar derin düşünebilir ve bunu nasıl bu kadar güzel anlatabilir? İnsanın içini burkan, gerçek anlamda harika bir başyapıt.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·769 syf.··
2025 7. kitabı
·
169 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 18:31
Dostoyevski’nin Budala romanında yazarın amacı, saf ve iyi bir insanı tasvir etmek. Romanın başkahramanı Prens, çevresindekiler tarafından Budala olarak anılır.Bunun sebebi bencil olmayışı, iyilikten yana oluşu ve saf niyetle hareket etmesi.İnsanların bencilliği ve narsistliği karşısında anlaşılmaz bulunan bu iyilik, Prense Budala lakabını etiketlese de zamanla anlaşılmaya ve değer görmeye başlıyor. Romandaki karakterler, duygularını en uç seviyelerde yaşıyor.Nefret, aşk, öfke, kırgınlık vs. Karakterler her duygunun en yoğun halini ortaya koyuyor.Bu durum, günümüz toplumunun duygu yönetiminin tam tersi diye düşünüyorum çünkü bizler duygularımızı saklamaya eğilimliyiz. Oysa romanda duygular açık, sert ve abartılı bir biçimde yaşanıyor. Eserin en etkileyici bölümlerinden biri, İppolit’in ölmeden önce yazdığı mektuptur. Bu mektupta ölümün kaçınılmazlığı ve hayatın anlamsızlığı üzerine derin sorgulamalar yapan karakter, ölüm karşısında insanın inancı, umudu ve hiçlikle yüzleşmesi, romanın en çarpıcı pasajlarından birini oluşturuyor. Romanı okumayı düşünmüyorsanız da mutlaka o pasajı okumanızı tavsiye ederim. Roman, bana göre ağır ve zor bir dile sahip Dostoyevski, her karakteri ve her duyguyu ince detaylarıyla işlediği için benim sıkılıp ara verdiğim zamanlar oldu.Ben de romanı bitirirken araya farklı kitaplar sıkıştırmak zorunda kaldım. Buna rağmen, derin karakter analizleri ve güçlü duygusal yoğunluğu ile eşsiz bir eser olduğunu düşünüyorum.
İnceleme
BudalaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201931,6bin okunma
4/10
·378 syf.··
2025 3. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 18:20
Yaratılış Evrenin Rabbiyle Karşılaşma kitabı, temel olarak Kutsal Kitap’taki yaratılış hikayelerini tasvir ediyor. Kitap, Tanrı’nın evreni yaratışını ve bu yaratılışın ne anlama geldiğini açıklamaya çalışıyor. Yazar, Kutsal Kitapta ki yaratılış hikayelerine kendi yorumlarını eklerken, metinlerin özüne sadık kalmaya çalışmış. Kitabın genel olarak daha çok tasvir odaklı olduğunu ve kişisel yorumların sınırlı olduğunu gözlemledim. Bazı bölümlerinde dini inançlarda sıkça karşılaşılan bazı sorulara da değinmiş. Örneğin, “Madem Tanrı bu kadar vicdanlı ve bizi yarattı, neden dünyada bu kadar haksızlık, zulüm ve acı var?” gibi sorular. Yazar, bu tür sorulara cevap ararken bazen kendi hayatından veya çevresindeki insanların deneyimlerinden örnekler vererek açıklamalar yapmış. Ancak, bu açıklamaları maalesef tatmin edici bulmadım. Daha çok vardır bir bildiği gibi bir avuntuya getiriyor cevapları. Bu nedenle, eğer Kutsal Kitap’taki yaratılış hikayelerini daha derinlemesine keşfetmek istiyorsanız, bu kitap size temel bir bakış açısı sunabilir. Ancak, daha derin ve kişisel yorumlar arıyorsanız, bu kitap sizin için o kadar aydınlatıcı olmayabilir.
İnceleme
YaratılışDavid Wilkinson · Haberci Yayıncılık · 20202 okunma
7/10
·608 syf.··
2024 15. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2024 01:47
Kitap, Dinler Tarihi’nin temeli olan Sümerliler dönemiyle başlıyor. Anlatım sırası ve bilgi kaynaklarını bazı eksikliklere rağmen başarılı buldum, ancak genel olarak birçok konuyu üstün körü anlatıyor. Örneğin, Sümer tabletlerinin yaklaşık 200 yıl önce, oldukça yakın bir tarihte bulunduğunu; bu tabletlerdeki hikayelerin günümüz inançlarının birçoğunu oluşturduğunu; tabletlerdeki yazıların paylaşılmasıyla birçok insanın dinden çıktığını ve bu sebeple tabletlerin toplatılıp birçoğunun ortadan kaldırıldığını dile getirmiyor. Tek tanrı inancına giriş bölümünde Yahudi inancı Yehova’nın hikayesiyle başlıyor: Yehova’nın Firavun’la olan savaşları, inanan halk dışındaki halka yapılan gaddarlık ve sonunda Yehova’nın zaferi. Bu süreçten sonra toplum, alışık oldukları çok tanrılı inanç sisteminden tek tanrılı inanca geçişte adaptasyon sorunları yaşıyor. Büyük bir kesim, Yehova’yı savaş tanrısı olarak benimseyip diğer ihtiyaçları için eski tanrılarından yardım istemeye devam ediyor. Bu sürecin, çeşitli din adamları ve peygamberlerin anlatımlarıyla Yehova’nın merhametli ve her şeyin hakimi olan bir tanrı olarak algılanmasına dönüşümünden bahsediliyor. Çok tanrılı dönemden çıkışta, kadın tanrılara olan inancın kalkmasıyla birlikte kadın-erkek eşitsizliğinin artışına ve neredeyse tüm dinlerde görülen erkek kayırıcılığının toplumlarda yarattığı trajik etkilere de değinilmiş. Hristiyanlık bölümünde dikkatimi çeken eksikliklerden biri, yüzyıllarca süren ve hala belli ölçüde devam eden siyahilere yönelik ırkçılığın temelinde dinlerin olduğuna değinilmemesi oldu. Öyle ki bu ırkçılık, İsa peygamberin tasvir edildiği yüzün aslında ona ait olmamasının da sebebidir. İsa sandığımız yüz, 6. Papa Alexander Borgia’nın oğlu Cesare Borgia’dır. Bu resmi ilk çizen ve dünyadaki tüm kiliselere
İnceleme
Tanrı'nın TarihiKaren Armstrong · Pegasus Yayınları · 20202,015 okunma
10/10
·430 syf.··
2024 14. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2024 01:22
Varoluşçu psikoterapinin en önemli temsilcilerinden biri olan yazar Yalom’un kaleminden harika bir eser. Bir roman deyip geçemezsiniz. Bazıları, hayata olan bakış açılarının değiştiğini söylüyor. Ben o kadar iddialı konuşamam ama içinizde bazı tartışmalar başlatacağını ve sizi derinlerde kalmış bazı travmalarınızla yüzleştireceğini söyleyebilirim. Minik bir spoiler içerir!! Doktor Breuer, ümitsizlerin doktoru olarak bilinen dönemin en ünlü doktorlarından. Ümitsizlikle dolmuş ve yaşamdan kopmak üzere olan hastası Filozof Nietzsche’yi iyileştirmeyi bir takıntı haline getirir. Bir kandırmacayla başlayan bu tedavide, işler olması gerektiği gibi ilerlemez. Nietzsche’nin hayat, ilişkiler, ümit ve ölümle ilgili olan felsefi soru ve düşünceleri, Breuer’in kendi yaşamını sorgulamasına sebep olur. Artık hasta Breuer, doktorsa Nietzsche olmuştur.
İnceleme
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma