Zeynep Sena

İki Şehrin Hikayesi
9/10
·464 syf.··
2023 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 00:00
Yaşanması gereken bir devrim yaşandığında süreç hep kolay ve adaletli mi ilerler? İnsanoğlu ezildikten sonra sahip olduğu güçle ezmeye devam mı eder? Yoksa hak olanın, doğru olanın savunuculuğınu yapmaktan vaz mı geçer? Peki ya adalete, doğruya karar veren nedir? Yasalar mı, insanlar mı? Ailenin işlediği suçlar seni suçlu kılmak için yeterli midir? Fransız İhtilali yaşanması gereken bir olaydı. Devrimdi! Cumhuriyetti! Özgürlüktü! Peki bu cumhuriyetin temellerinin atılma süreci cumhuriyete özgü müydü? O dönemin Fransa'sı ne kadar rezil bir yer ki Victor Hugo Sefiller kitabında "Bir ekmek çaldığım için beni hapse attılar ancak bana 6 ay ekmek verdiler." diyor. Bu kitapta da benzer bir şekilde Doktor Manette 18 yıl boyunca Bastille'de mahkum yaşıyor ve akıl sağlığını tamamen kaybetme noktasına geldiği anda serbest bırakılarak akıbetinden hiç haberdar olmadığı ve kendisi hapisteyken doğmuş olan biricik kızı Lucie'ye kavuşuyor. Bu dönem romanlarında bana oldukça ilginç gelen bir durum olsa da bunlar, o dönemin gerçekleriymiş. Kitapta neden anlatıldığını bilmediğimiz birçok olay son 100 sayfada bir yapboz parçası gibi birleşiyor ve hikaye tamamlayıcı bir hale geliyor. En doğru düzenin savunucuları bile yeri geldiğinde adaleti ve dürüstlüğü kendi çıkarları doğrultusunda sağlıyor. Yıllarca sefil bir hayat sürmüş insanlar çözümü uçurdukları kelle sayısında arıyor. Cumhuriyeti gerirdiklerini söylüyorlar ama istedikleri insanların ilk çağlarındaki ilkellik! Hesapsızlıkla her şeyin kralı onlar olmalılar çünkü bunu hak ettiler! Kitap sadece Fransız İhtilali anlatmasıyla değil, barındırdığı karakterler ve sosyolojik çözümlemelerle insanın ömrü boyunca mutlaka okuması gereken kitaplardan biri! [Karakterler hakkında aldığım birçok not ve olay var ancak bütün bunları burada
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
6/10
·765 syf.··
2022 1. kitabı
Öncelikle kitap babasının ölümü üzerine yalnız kalan Isabel'i İngiltere'de yaşayan teyzesinin ziyaret etmesiyle başlıyor. Teyzesi Bayan Touchett Isabel'e kendisiyle birlikte İngiltere'ye gelmesini ve daha sonraki süreçte dilerse gezilerinde kendisine eşlik edebileceğini söylüyor ve Isabel bunun üzerine İngiltere'ye gelerek o zamana kadar daha hiç tanışmadığı kuzeni Ralph'le ve eniştesiyle tanışıyor. Kitabın ilk başlarında Isabel için sürekli olarak çok 'ilginç' yapıda biri olduğu söylendi. Açıkçası yazarın oluşturmaya çalıştığı kadın karakter profili özgürlüğüne düşkün ve bu uğurda, kendi bireysel yaşam gayesini bulma uğrunda, atabileceği tüm adımları cesurca atan bir 19.yüzyıl hanımefendisi. Ben kendisini bu noktada pek başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim çünkü romana dahil olan tüm karakterler belli bir olay çevresi oluşmadan Isabel'den hoşlanmaya veyahut onu çok ilginç ve muhteşem bulmaya başlıyor. Karakterimizin kendinden emin ve güçlü duruşu o dönemdeki hanımefendilere nazaran imrenilecek bir şey olsa da yazarın bunu belli bir olay veya bir gidişatla çizmesini isterdim, bunun yerine durmadan herkes Isabel'i görüp hayran kaldı ve bu ilk anlarda "Neden?" sorusunu akla getiriyor ve daha sonra gösterilen sebep tatmin edici gelmiyor. Gelelim Isabel'in kendini bulma ve dünyayı keşfetme yolculuğuna... Güzel ve 'değişik' tabiatlı olan Isabel'imize bu süreçte tam tamına 3 tane talip oluyor ve tam olarak talip olmasa da yine ondan hoşlanan 1 kişi daha var. Bu taliplerden ilki kuzeninin İngiliz aristokrat arkadaşı Lord Warburton. Bir diğeri Amerikalı bir avukat Casper Goodwood. Ve bir diğeri kitaba sonradan dahil olan Bay Osmond. Açıkçası kitaba dahil olan tüm erkek karakterlerin bir noktadan sonra Isabel'den hoşlanmaya başlaması ve sürekli olana evlenme teklifi edip
Edebiyat
Bir Hanımefendinin PortresiHenry James · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020745 okunma