Orada dururken aklıma hikâyenin bir başka parçası geldi: Taborlin düşmüş de düşmüş, ama ümitsizliğe kapılmamış. Çünkü rüzgarın adını biliyormuş ve rüzgar ona itaat etmiş. Rüzgar onu sarıp bağrına basmış. Taborlin bir devedikeni gibi ağır ağır aşağı süzülmüş ve yere bir annenin öpücüğü kadar yumuşacık konuvermiş.