Sadece 'bir' hayatımız var ve biz özenle içine ediyoruz.
'Üç' günlük dünyada, her gün canımızı sıkıyoruz.
'Beş' para etmez insanlar için ömrümüzü tüketiyoruz.
'Yedi' kat ele yaranmak için, kendimizden ödün veriyoruz.
'Dokuz' köyden kovulacağız diye, doğruyu da konuşamıyoruz.
Oysaki bir kahve yapsak, 'kırk' yıl hatıra sayacak güzel insanlar var. Azla cebelleşirken, çok olanı kaçırıyoruz.
Biz oldum olası şu kahrolası matematiği bir türlü çözemiyoruz.