Bilinmeyen bir kadının mektubu nun kadın kahramanı sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz kadının hayatı boyunca sevmiş oldu erkek için kaleme aldığı bu mektubun gönderenin adı yoktur mektubun başında tek bir hitap vardır sana beni asla tanımamış olan sana kadın büyük tutkusunu hep bir bilinmeyen olarak tek başına yaşama her azdır bu aşk öyküsüne taraflar değil sadece tek bir taraf vardır böylesine gerçek anlamda aşk denilebilirmi okurunu bir kez daha insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor bu yeni yolcunun sonunda mutlaka şık kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına var mı amaçlamış olması da bir ihtimal
Evli ve çocuklu kadın durup dururken kocasını aldatıyor ve sonra duyduğu korkunun romanı aslında.
Hayatı alt üst oluyor çocuklarının arasında hizmetçiler bakıcılar giriyor
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,9bin okunma
Benim kitap hakkındaki yorumum;
Bir madamın Fransa tarafından yönetilen bir şatoya düştüğünü söylüyor.
Sürgün ediliyor ve bu sürgünden sonra pars hayatını çok özlüyor.
Aslında eski hayatın değil de o hayatı yaşayabilecek bir kişi arıyor.
Ama bulamıyor.
Eski yaşantısına kavuşamayacağını almayınca da ölümü hatırlansın diyerek 7 Ekim tarihini yapıyor.
Ama sadece çok kısa konuşulup madam unutuluyor.
Çünkü o sırada sarayda bir sihirbazlık gösterisi var ve herkes onları izlemeye devam ediyor.
Ve madam unutulup gitti.
""""Bence bu kitap okunmalı çünkü insanların aslında konuşulmaya değil de hayatını yaşaması için bir şeyler yazmış Stefan zweig.
Bence güzel bir kitap ben okurken Çok keyif aldım okumanızı tavsiye ederim benim okuduğum kitap 48 sayfa bir günde okunabilecek bir kitap"""".
Bana göre bu kitapta
Babasının hem ne kadar küçümsediğini hem de ona ne kadar hayranlık duyduğunu anlatıyor.
•Hem babasına hem de kendine duyduğu güvensizlik var.
•Baba oğul ilişkisi var.
•Babasının kendisini takdir etmesi eleştirmesi
Franz Kafka
"İnsanlar çocuklarına yaratılışları doğrultusuna davranırlar"
"Babasını sen benim için her şeyin ölçütuydun "der.
Babaya MektupFranz Kafka · İndigo Kitap · 201754bin okunma
En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) )
Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek:
1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi)
2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın;
3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın;
4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin;
5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde..
İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu.
Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı.
* Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep;
* Her an Selim`in yerine kendimi koymam;
* Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs.
Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi.
Bundan başka,
* "Tutunamayanlar Ansklopedisi" ilginçti;
* Karekter analiz ve seçimi başarlıydı;
* Yazarın kelime cambazlığı harükuladeydi;
* Alıntılar mükemmeldi;
* Olric fikri orjinaldi benim alemimde (en azından isim konusunda)
*En akıcı nokta: Selim`in günlükleriydi. Selimi en iyi anladığımız kısımlar o kısımlardı çünkü.
Bir puanı- Günseli`nin anlatım biçimi ve bir de bende saklı kalacak bir sebep yüzünden kesiyorum. Bunlardan