"Suomi, “bataklık ülkesi” demektir.
“Bir bataklıktan ne çıkabilir ki?” diye düşünülür. Neden olmasın?
Nitekim çağımızın en örnek ülkelerinden biri Finlandiya’dır. Hepimizin özendiği, pek çok ülkenin ulaşmak istediği bir düzeni temsil eder.Bu dönüşüm, tesadüf değil; ortak bir iradenin ürünüdür.
Eğer herkes el birliğiyle ve etik bir şekilde hareket ederse, her şey mümkündür. Halkın bilinçlenmesi ve eğitilmesi sürecinin layıkıyla yürütülebilmesi için, herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir. Bu ise ancak ciddi anlamda gelişmeyi hedefleyen toplumlarda mümkün olabilmektedir.
Her soru yeni bir soru doğurur.Her sorunun başında da mutlaka bir soru vardır.
Birçoğumuzun aklına gelen ama genellikle çokta üstüne gidemediğimiz sorular ve mantıklı bir şekilde açıklamalarıyla Prf. Dr. Cağfer KARADAŞ' ın kaleminden.
Kafama TakılanlarCağfer Karadaş · Diyanet İşleri Başkanlığı · 2023630 okunma
Neden güzelliği kalıplara sığdırıyoruz ki anlamıyorum.Güzellik sadece dış görünüşteki kalıplaşmış ifadelerden mi ibaret?Hayır değil.Güzellik kalbin güzelliği, ruhun güzelliği,bir bakış, bir dokunuş, bir tebessümün güzelliği ,bir yardım, bir sesleniş değil mi güzellik.Güzellik değil mi karşındakini anlamak insan olmak değil midir?
Zweig'i okumak o kadar keyifli ki her yapıtı birbirinden güzel ve etkileyici.O betimlemeleri , akıcı dili,hayal dünyası o kadar muazzam ki şimdiye kadar okuduğum kitapları gibi bundan da çok zevk aldım.
Eser aslında çocuk dünyasının bir yetişkin kadar olmasa da kendine göre güçlü bir yanı olduğu.Çoğu yetişkinin yapamadığı, göremediği şeylerin bir çocuğun saf ve masumane şekilde fark edebileceğini anlatıyor.
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
Fatiha Duman 'dan okuduğum ilk kitap.Yazar İstanbul 'u öyle güzel betimliyor ki insanın hemen gidip o güzel şehri görme isteği geliyor.
Kitap gerçek mi hayal mi dedirtiyor bir an insana .
Abdullah ilkin bir dilbere aşık oldu sonra o dilber onu aşkın gerçek sahibine ulaştırdı .
Zekât malın kirini,aşk da gönlün kirini alır.
"Aşk dediğin vazgeçebildiği kadardır insanın, terk edebildiği kadardır. Aşkın için neyi terk edebildiysen ve sahip olduğun neden vazgeçebildiysen aşka merteben de o ka-dardır. Aşk nedir?' diyorsun. Bilmeyene nasıl anlatacaksın onu? Sen daha elif diyemezken ben sana koca bir kitabı nasıl kıraat ettireyim? Aşk varlık ile yokluk arasında daha beden yaratılmadan, âlem yaratılmadan, dünya yaratılmadan ve belki de yokluk dahi yaratılmadan var olandır. Aşk ki, O'nu sevmenin, sevdiğini O'nun için sevmenin, sevildiğini O'nun rızası bilmenin adıdır. Değil mi ki O vardır, o vakit âşık yalnızca O'nunla olandır.”
DemFatih Duman · Nesil Yayınları · 20172,649 okunma