Hayatın amacı kendine varmaktır. Oysa herşeye yaklaşır, her yere varır, bir tek kendinden uzak kalır insan. Her yeri, her şeyi keşfeder ama kendine kıpırtısız duran okyanuslardan haberi bile olmaz. Rumi.
..öldü Kant. Königsberg'deki mezarında en ünlü sözlerinden biri yazılıdır:
'Ne kadar sık ve uzun düşündüysem, şu iki şey hep yeni ve artan bir hayranlık ve huşuyla doldurdu ruhumu: üstümdeki yıIdızlı gökyüzü ve içimdeki ahlak yasası.' Ve devam ediyor, 'Yukarıda ve içimde bir Tanrı olduğunun kanıtı bunlar.'
Sırf kendi arzularının peşinden koşan kişi pek de özgür sayılmaz gerçekten."
"Böyle biri her şeyin kölesi haline gelebilir. Hatta kendi bencilliğinin bile kölesi olabilir insan. Arzu ve tutkuları aşabilmek bağımsızlık ve özgürlük gerektirir."
"...Diğer insanları hiçbir zaman sadece bir araç olarak değil, aynı zamanda daima kendi başına bir amaç olarak görüp buna göre davranmalıyız"
"Yani başkalarını sırf kendi çıkarımızı sağlamak üzere 'kullanmamalıyız' ."
..."Bu biraz 'altın kural'ı hatırlatıyor bana: 'Sana yapılmasını istemediğin şeyi sen de başkalarına yapma!'"
Aklın diğer bütün özellikleri gibi haklı ile haksızı ayırt etme yetisi de doğuştandır. Her insan dünyada olup bitenleri bir nedene bağlamaya çalışır; bunun gibi, her insan için evrensel bir ahlak yasası söz konusudur. Bu ahlak yasası fiziksel doğa yasaları kadar mutlak bir geçerliliğe sahiptir. Her şeyin bir nedeni olması ya da yedi artı beşin on iki etmesi ussal yaşamımız için ne kadar temel bir öneme sahipse, ahlaki yaşamımız için de bu yasa o kadar önemlidir.