Zeynnppp

Zeynnppp
@Zeynnnppp
Hayatın amacı kendine varmaktır. Oysa herşeye yaklaşır, her yere varır, bir tek kendinden uzak kalır insan. Her yeri, her şeyi keşfeder ama kendine kıpırtısız duran okyanuslardan haberi bile olmaz. Rumi.
Daha genç halinize hiçbir borcunuz yok...Ama bugün olduğunuz yetişkine bir şeyler borçlusunuz. "Ne yapmak istiyorum?" kendinize her gün sormanız gereken bir soru. Gerçek olan şeyler hayatınızın içine işleyecek ve tekrar tekrar su yüzüne çıkanlar asıl peşinden gidecekleriniz olacak. Kalacağınız yerlere, çekildiğiniz insanlara, yaptığınız tercihlere dönüşecekler.
Reklam
...cinsel kimliklerine ilişkin değersizlik duyguları yaşayan kadın da, erkek de "erkeklik" olarak yorumladıkları davranışları benimsemeye çalışır...kadın "erkek", erkek de "daha erkek" olmakla "güçlü" olabileceğine inanır.
İçinde yaşadığımız kültür, erkeğe ve erkeklik rolüne öncelik tanır. Buna karşılık, kadın ve kadının yaptığı işler üstü kapalı bir biçimde küçümsenir. Toplumumuzun bazı kesimlerinde olduğu gibi, kız çocuğa erkek çocuktan daha az değer verilen bir ortamda yetişmiş bir kadın, hemcinslerini küçümseyebilir ve gerçek kadınlık kimliğinden saparak toplumun yeğlediği erkeksi davranışları benimseyebilir... Oysa bu davranışlar yalnızca erkeklerde görüldüğünde toplumun onayını kazandığından, gerçek kimliğinden vazgeçmekle kendisini, herkesten önce kendi gözünde küçük düşürmekte olduğunu fark etmez. Bu tür davranışlar bazen kadının kadınlığıyla çevresine meydan okuması, örneğin erkekleri önce baştan çıkarıp sonra onları incitmeye ya da sömürmeye çalışması biçiminde de görülebilir. Bu davranışların gerisinde kadınlık kimliğine ilişkin değersizlik duyguları bulunur.
Kişiliğin bireyleşebilmesi için, insanın kendisine ilişkin gerçekleri olabildiğince bilinçlendirebilmesi gerekir. Ne var ki, birçok insan kendini tanımak için çaba göstermeksizin yaşamına anlam katabilmeyi umar ve beklediklerini bulabilmek için bir mucizenin gerçekleşmesini bekler. Oysa insan, gerçeklerini tanıyabildiği oranda kendisiyle uzlaşır ve çevresine karşı da daha hoşgörülü olur. Bunu başaramayan biri ise hoşlanmadığı ve kabul etmediği bilinçdışı benliğini diğer insanlara yansıtır, onları eleştirir ve kınar. Bunu yaparken, aslında, tanımadığı gerçek benliğini seyretmekte olduğunun farkında değildir.
Değersizlik duyguları yaşayan bir insan, kendi "değersiz" varlığına tanımadığı hakları başka insanlara tanıma eğilimindedir. Ancak genellikle kendi yakınları, daha doğrusu kendine bağımlı olan eş, çocuk, vb. kimseler bunun dışında kalır. Çünkü kendisi gibi onları da küçümser ve değersizliğinin bir uzantısı gibi algılar. Kendisini reddetme olasılığı olan kişilere önem vermesine karşılık, kendisini kabul edici tutumlar içinde olan kişileri küçümseyebilir. Ona göre, değersiz birini kabul eden bir insanın kendisi de değersizdir.
Reklam