Çıkışı olmayan ormanda yaşayan bir insan gibi olsaydım,yaşayabilirdim. Ama ben ormanda yolunu şaşırmış,yolunu şaşırdığı için dehşete düşmüş bir adam gibi her adımda biraz daha kaybolduğumu bilmekle birlikte,dört bir yana koşan,bir türlü durmayan bir adam gibiyim. Bu durumdaki bir insan attığı her adımın kendini karışıklığın daha da bir içine çektiğini bilir. Ama yine de bu çabalamayı sürdürmeye bir son veremez.
"Hiçbir şey kalıcı değildir; saadetler gibi hüzünler de gelir ve geçer. Burada mühim olan, hâllerin bizde neyi değiştirdiği. Yaşadıklarımız, tekâmül etmemize sebep olduysa ancak, bir mânâsı vardır. Çünkü bütün bu hâller, bir yara gibi iz bırakır insanın içinde."