"Artık bu hayat o kadar önem verilecek bir şey midir zannediyorsunuz?"(...)
"Aksine," dedi, "ben ondan o kadar usandım, o kadar usandım ki bir ayak evvel bitsin diye bekliyorum. Evet, o kadar usandım..."
Bininci defa olarak bu aşkın dayanılmaz bir afet, sade korkutucu bir ceza olduğunu tekrar ediyordu. Bizzat ondan azap ve acıdan başka bir şey görmemişti, en mutlu zamanında bile bin türlü ateşleriyle kendini yakmış, huzurunu darmadağın etmiş, öldürmüştü.
Ah, hayatından ne kadar iğreniyordu, onun hiçbir zerresinde sevilecek, büyük, saygıdeğer bir şey görmüyordu; köpek gibi başlamış, köpek gibi yaşamış ve köpekler gibi şimdi sürünmeye mahkum olmuştu...