-o aralık birdenbire boğuluvermişçesine işitmez oldu, sanki kulakları tıkandı. Bütün kanı damarlarının içinde incimad etmiş gibi vücudu donmuş, gözleri bulanmış, kalbi bir an için hareketten kalmıştı. Sonra o hasta kalp bir an için hareketine mâni olan bağları güya parçaladı, ta önde bir köşeden dönerek yolu ileriye doğru takip eden açık filizi renkli yeldirmenin arkasından çırpındı... Lamia; evet, Lamia'ydı. O olduğunu çehresini görmeyerek anlamış, duymuştu
(...)
Aman Yarabbi! Sevmek bu muydu? İnsanı güya bir mengene içinde sıkıp sıkıp da birisinin ayakları altına ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyen bu öldürücü şey, sevmek bu muydu? Mai ve Siyah
“Onun dünyası işte şu yavaş yavaş açılan beyninin içinde mai bir sema, o mai semanın içinde birçok gülümseyen ümit yıldızlarından ibaretti. Orada da bir elmas …”
(...)
Kalbime döneceğim, ama hangi yolla?
Yedeğimdeki okunaksız
şarapla lekelenmiş, solgun harita
uyduruk bir şey mi bilmiyorum
yoksa sahiden definenin yeri
gösteriliyor mu orada?
Ama boşver...
Nasıl bir ilgi olabilir
kalbe dönmekle define bulmak arasında?