Feyza

Feyza

, şu anda okuyor
%21 (100/471 syf.)
Khaled Hosseini
9.2/10 · 119,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Feyza

, şu anda okuyor
%25 (92/368 syf.)
Bediüzzaman Said Nursî
9.6/10 · 3.618 okunma
Yavaşla kitabı sözlükçem
​ ​Azade: Bağımsız, serbest, kurtulmuş. ​Beis: Engel, sakınca, zarar. ​Bezirgan: Tüccar, alışverişle uğraşan kimse. ​Bayağılaştırma: Bir şeyi niteliksiz, sıradan veya değersiz hale getirme. ​Cendere: Sıkıştırma aracı; mecazen sıkıntılı, bunaltıcı durum. ​Cürüm: Suç, günah. ​Diğerkam: Başkalarını düşünen, özgecil, bencil olmayan. ​Dumur: Körelme, gelişememe, duraksama. ​Etnosentrizm: Kendi etnik grubunu veya kültürünü merkeze alıp diğerlerini ona göre değerlendirme (etnik merkezcilik). ​Hamasi / Hamaset: Yiğitlik, kahramanlık; coşkunluk ve heyecan (bazen aşırıya kaçan anlatım için kullanılır). ​Hasretmek: Ayırmak, özgü kılmak, birine veya bir şeye adamak. ​İğdiş: Bir şeyin özünü, niteliğini bozma veya etkisizleştirme. ​İkbal: İşlerin yolunda gitmesi, başarı, parlak dönem, yükselme. ​İkmal: Tamamlama, bütünleme, eksikleri giderme. ​İltica: Sığınma. ​İmge: Zihinde tasarlanan biçim, görüntü, hayal. ​İmtina: Kaçınma, çekinme, yapmamayı tercih etme. ​İstihdam: Çalıştırma, işe alma. ​İstihna: Bir şeye ihtiyaç duymama, gönlü tokluk, tenezzül etmeme. ​İstinat: Dayanma, güvenme, bir temele bağlama. ​İhtimam: Özen, dikkat, titizlik gösterme. ​Kisve: Kılık, kıyafet, dış görünüş. ​Körpe: Taze, yeni gelişmekte olan. ​Lümpen: Toplumun genel kültürel ve ekonomik düzeyine uyum sağlayamamış, yersiz yurtsuz veya sınıfsal kimliğini yitirmiş (genellikle aşağılayıcı anlamda).
Önyargıda ilk basamak, gruplar oluşturmaktır: "Biz ve onlar" dediğimiz anda, bizi kayırıp onları lanetleyeceğimiz bir iklim yaratmış oluruz.
Çok eski zamanlardan bir bilge, "Sana çok şeyler öğretecek acıya," demişti, "hoş geldin de..." Bir başka bilge Schopenhauer hayatta rotamızı şaşırmamak için her zaman belli bir miktar endişe, keder ve yokluğa ihtiyaç duyduğumuzu söylemişti.