Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Giyotin, dönemin en belli başlı şaka konusunu oluşturuyordu. İnsanlar onun baş ağrılarına iyi gelen şey olduğundan, saçların ağarmasına vakit tanımadığından ve kişinin simasına tuhaf bir zarafet verdiğinden bahsediyorlardı. Traş olma sorununu kökünden kazıdığı için ona ‘milli ustura’ bile deniliyordu; kellesi uçurulanlara ‘giyotini öpenler’, ya da ‘küçük pencereden bakarken çuvalın içine hapşıranlar’ gibi adlar veriliyordu. İnsan ırkının yenilenmesinin bir sembolü olmuştu giyotin. Haçın bile yerini almıştı; insanlar boyunlarında artık haç taşımıyor, haçtan boşalan yere türlü türlü giyotin modelleri asıyorlardı. Haçın giremediği ve inkar edildiği her yerde, bunun önünde eğiliyorlar ve buna itibar ediyorlardı.