Akif "anane ye bağlıdır, "görenek”e değil, Diyordu ki:
Bir İngilize sormuşlar: “Bu kadar ananeci olduğunuz halde nasıl terakki ettiniz?" İngiliz cevap vermiş: "Bizde en yeni anane altı yüz seneliktir, en eski teceddüt (yenilik] altı saatlik."
Sanatın yüzde doksan dokuzu terdir yüzde biri ilham.
Garbin bir musiki dehâsının bu sözünü Şerif Muhiddin'den Çamlıca'daki köşkte duyduğu gece Âkif çok sevdi. Çünkü bu vecize Âkif'in seciyesinin ifadesiydi. Çünkü Âkif'e göre: "İsterseniz, istediğiniz adam olurdunuz."
“İsterseniz", yani “çalışırsanız!”
Bernays'in, Kamuoyunun Kristalleşmesi adlı kitabında işaret ettiği gibi:
"Kalabalık yalnızca birkaç kişinin fiziksel olarak toplanması anlamına gelmez... Kalabalık daha ziyade bir ruh hâlidir. Kişi bir gruba aidiyet hissettiği takdirde, grubun başka hiçbir üyesini tanımasa bile grup psikolojisinin etkisiyle düşünce ve davranış tarzı değişecektir."
"Duygusal bağ"
Bir ürün veya hizmetle halkın duygusal bağ kurmasını sağlayarak satışları artırmak!
Bernays, bunu, formüle eden ilk isimdi. Bu fikir, Amerikan elitlerini büyülemişti. Wall Street bankacılarından Paul Mazur (Lehman Brothers), neyin gerekli olduğu konusunda netti:
"Amerika'yı değiştirmeliyiz," diye yazmıştı, "halk artık ihtiyaçları için değil arzularına göre satın almalı. İnsanları, ihtiyaç kültüründen arzu kültürüne doğru eğitmeliyiz. Amerika'da yeni bir zihniyet şekillendirmeliyiz. İnsanın arzuları, ihtiyaçlarını gölgede birakmalıdır."
İşte Bernays'in becerdiği buydu. Insanlara ihtiyaçları olmayan malları arzulatmak. Bunun için kadın dergileri çıkarttırmaktan tutun da film yıldızlarını reklamlarda kullanmaya, filmlerde ürün yerleştirmeye, mağazalarda düzenlenen moda şovlarında ünlülere istediği cümleleri tekrarlatmaya kadar birçok teknik denedi. Psikolojiyi ürün satışıyla birleştiren ilk kişiydi ve onu, bir ordu takip edecekti.