İnsanlık öldü mü?' dedim.
'Yok' dedi, 'ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?'
'Nerede kaldı acaba?'
'Kuşlar da gitti' dedi.. "
Cennete girmenin yollarını arıyordum; yer yer ise cehenneme ... Anlık yaşadığım paradokslar sebebiyle aslında ikisinin de mümkün olmadığını, arafta bir yerlerde kalacağımı düşünmeye başladım. Çünkü zaten adına " dünya" dediğimiz bir yerdeydim ve herkes gibi ben de bir nevi kendi arafımdaydım. İnsan ölümle yaşam arasında sıkışıp kaldığı andan itibaren büyük bataklıktan nasibimi, bundan yirmi yedi sene evvel almıştım... Şimdi ise , yani yirmi yedi sene sonra bu paradoksun son bulacağını, beni ensemde bir an mesafesinde takip edip nefesini üflediğini ve bu nefesin bir fırtınadan çok kasırgaya dönüştüğünü hissettim ilk defa...