Zilan Sapan Görgün

Zilan Sapan Görgün
@Zilansapan
Okuduğum en özel kitap seninle tanıştığım kitaptı. Hridayeş'imm....
Gazeteci, Yazar
İstanbul üniversitesi gazetecilik mezunu
İstanbul
29 Eylül 1997
243 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sapkın Bir Zihni Anlamaya Çalışmak
Puan vermedi·80 syf.··
2024 70. kitabı
Marqius de Sade 18. yüzyılda yaşamış Fransız aristokrat ve felsefe yazarıdır. Ancak bizim bildiğimiz yazarlara pek benzemiyor. Eserlerini hiç okumasamda ününü duymuştum daha önce. Kendisi sert ve pornografik yazılarıyla tanınıyor. Toplumun tüm ahlak ölçütlerine karşı çıkıyor. Coşkulu bir erotizm sevdası, acımasız bir cinselliği var. Ve bununla övünüyor. Acımasızlığı savunuyor her daim. Simone de Beauvoir bu eserinde Sade'ı anlamaya ve onu çözümlemeye çalışıyor. Bu kadar sapkın bir adamı çok farklı yönlerden ele alıyor ve açıklayıcı bir şekilde sunuyor bize. İnce bir kitap olmasının yanı sıra su gibi akıyor kitap. Okurken sapkın bir adamın zihninde dolaşmaya ve onu anlamaya çalışıyorsunuz. Ben bu gibi kişilikleri felsefeyle değil psikolojiyle anlayabileceğimize inanıyorum. Ancak bu felsefik açıklamalarda farklı bir açıdan sunuyor bize gerçekliği. Hem kitaptan hem de Sade'ın hayatından benim yaptığım çıkarım şu: Sade annesine uzak bir şekilde yetişmiş. Her ne kadar hayatı boyunca karşı çıkmamış olsa da otorite ve güç ile ilgili sorunları olmuştur. Annesi ile yaşadığı sorunlar onu kadınlara düşman haline getirmiş, güç ile ilgili takıntıları da bunu cinselliğe taşımasına sebep olmuştur. Yani cinsellikte yaptığı sapkınlıklar ve acımasızlıklar hem otorite sevdasını hem de kadınlara olan düşmanlığı ve onları aşağılama eğilimini gösteriyor. Ancak bizim gördüğümüz bu yönü dışında Sade'ın başka bir davası da var. Toplumsal yapıya karşı çıkmak. Bana göre Sade'ın acımasızlığı ve kötülüğü savunmasının ardında topluma ve dünyaya başkaldırma isteği yatıyor. Beauvoir'un da belirttiği gibi bir sahtelik olarak gördüğü iyiliğe, daha gerçek olarak gördüğü kötülük ve nefret ile karşı çıkmak istiyor. Bir alıntı yaparak şöyle diyor Beauvoir: bu açıdan alınınca suç Sade'ın gözünde daha çok
Sade’ı Yakmalı mı?Simone de Beauvoir · Yapı Kredi Yayınları · 2020771 okunma
Reklam
İçinde Boğulduğum ama aynı zamanda sevdiğim bir kitap
Puan vermedi·128 syf.··
2024 42. kitabı
Sanırım okurken ben de İnsanlığımı yitirdim. İnsanlıktan tiksinerek ve nefret ederek okudum. Ama en çok da yazardan nefret ettim sanırım. İlk defa, böyle melankolik ve insanın iç dünyasını anlatan bir kitap okurken yazarı anlamak yerine ondan nefret ettim. Belki yazarın hikayesini tam olarak bilmediğim için, belki de kendi karanlık çukuruna başkalarını da sürüklediği ve onun yüzünden ölen insanlar olduğu için. Bilemiyorum. Ama her ne kadar edebiyatını beğensem de kelimenin tam anlamıyla boğularak okudum bu kitabı. Bu kitabın kötü olmasıyla ilgili değil hatta tam tersi belki de fazla iyi olmasıyla ilgili. Melankolinin ve edebiyatın da çeşitleri vardır ya sanırım Dazai'nin melankolisi bana iyi gelmedi
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Çağının Ötesinde Bir Adam
Puan vermedi·249 syf.··
2024 38. kitabı
Ütopya Thomas More’un ünlü eseri Ütopya her açıdan mükemmel ve mutlu bir ülke hayalini anlatan bir kitaptır. Ütopya kelimesi ve anlamı bu kitap ile kullanılmaya başlanmıştır. Kitapta anlatılan ülke düzeni birçok açıdan gerçekten iyi ve sağlam bir düzen üzerine kurulmuş olsa da bana göre bir ütopya değildir. Hatta kitabın birçok yerinde ki anlatımlarında olduğu gibi mükemmel bir ülke hayali bile değildir. Bence bu kitap, Cesur Yeni Dünya gibi yoruma göre Ütopya ile Distopya arasında bir yerde duruyor. Bu şekilde düşünmenin sebepleri şunlardır: ilk olarak ülke düzenini sağlamak için bile olsa ülkede çok sıkı bir yönetim şekli var. Yöneticilerden izin almadan ülkede ki diğer şehirlere asla gidemiyorsun. Belki bir nevi günümüz dünyasında ki pasaport ve vize olaylarına benzetilebilir. Bana göre özellikle aynı ülke sınırları içinde yöneticilerin bu kadar insanları kontrol etmesi ve seyahat hakkının onların keyfinde olması çok mantıklı değil ve özgürlüğe büyük bir saldırıdır. Aynı şekilde evlilik kanunları da çok sıkı kurallara bağlıdır. Suç olarak görülen ihanet olaylarına ve boşanmaya her ne kadar bakış açıları doğru ise de büyük bir suç olarak değerlendirmek ve ağır ceza vermek çok mantıklı görünmüyor. Aynı zamanda tıpkı günümüz şeriat ülkelerinde olduğu gibi birçok yerde kadının kocası tarafından yönetilmesi ve onun himayesinde olduğu vurgulanıyor. Dediğim gibi her ne kadar tasvir edilen ülke yönetimi birçok alanda başarılı ve halkının her hakkını savunan bir yönetim şekli gibi görünse de bu tarz bazı noktalar bana göre olumsuzdur. Ve kusursuz bir ütopya değildir. Ancak Thomas More’un hayatını ve kitabı yazdığı dönemin toplumsal ve siyasi bakış açılarını, normlarını öğrenince bu gibi, insanın aklına takılan detayların neden olduğu daha iyi anlaşılıyor. Sonuçta bu kitap
Edebiyat
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
DELİRMİŞ BİR HABERCİ
10/10
·215 syf.··
2023 118. kitabı
"Azil Türkçe'de görevden almak anlamına gelir. Asil görevden alınmış ve insanlığın döllenmemesi için dışına terk edilmiştir. Çünkü kendisine sunulmuş olan bilgi yetenek ve düşüncelerin ağırlığından zihni kapanan ve delirmiş milyonlarca haberciden biridir. Delirenler affedilmez ve terk edilir. Bu da suçu olmayan bir insana verilebilecek en büyük cezadır. Deliren habercilerin sonu intihar değilse linçtir. Benzersiz zihinlerini yönetmeyi öğrenip hayatta kalanlarsa peygamber olarak bilinir." Kitabın arkasında yazan bu bilgiye göre zihnindeki bilgiyi ve yeteneklerini yönetmeyi başaramayan ve deliren bir habercinin hayatını okuyoruz. Görevini tamamlayamayan ve azledilen bir haberci. Asil Yaşayan. Baş karakterin adını okuduğumda kitabın adının neden Asil değil de Azil olduğunu anlamadım. Asil ismini daha yakıştırmıştım. Kitabın sonu ve yazarın verdiği bilgiler bize Asil'in görevden azledildiği için adının Azil olduğunu gösteriyor. Asil'le çıkacağınız yolculuk felaket derecede korkutucu gelebilir size aynı zamanda sürükleyici ve heyecan verici. Karakterle birlikte deliliğin sınırlarında geziyorsunuz ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamıyorsunuz. Tıpkı kitap boyunca Asil'in deli mi yoksa dahi mi olduğunu anlayamadığınız gibi. Asil'in tek istediği içindeki saf Ben'e ulaşmak. Ama ona göre dünyayla ve hayatla bir kez ilişkiye girmiş birinin içindeki saf Ben'e ulaşması mümkün değil. İnsanların kuşatıldıkları dünya tarafından kendi benliklerinden uzaklaşmasını eleştiriyor. Ve bizi kendimizden uzaklaştıran doğduğumuz andan itibaren gerçek amacımızdan saptırıp kim olduğumuzu unutturan etkenlere kızıyor. Haksız da sayılmaz kuşatıldığımız dünya bizi öyle bir manipüle ediyor ve kendi kuralları içine hapsediyor ki kim olduğumuzu bulmak gerçek benliğimizi ve gerçek amaçlarımızı
AzilHakan Günday · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
Hayatımın Kitaplarından Bir Kesit
10/10
·352 syf.··
2023 105. kitabı
Philip K. Dick'in 1962 yılında yazdığı, geçmişin farklı bir versiyonunu konu alan Yüksek Şatodaki Adam kitabından esinlenerek yazılmış bir nevi devamı niteliğindeki bir kitaptır. Paralel evrenleri, farklı ihtimalleri anlatan yapımları çok seven bir insan olarak kitabı o kadar beğendim ki uzun bir süre etkisinden çıkamadım. Hala arada dönüp okurum. Kitabın konusunun alıntı olduğunu okuyunca Yüksek Şatodaki Adam kitabını da okudum. Ancak onun kurgusunu, anlatımını maalesef çok fazla beğenmedim. İlginç olan şu ki Dick farklı evrenlerde yaşadığımız versiyonlara inanan biri olarak Yüksek Şatodaki Adam kitabını farklı bir evrene ait olan kendi anılarından yazdığını iddia etmiştir. Ancak Şükrü Soydaş kendisinden çok daha başarılı bir şekilde kurguyu ilerletmiş ve ortaya mükemmel bir eser çıkartmıştır. Üstelik kitaptaki fizik ve tarih ile ilgili verilen bilgiler de gerçekten etkileyici. Her ne kadar tartışmalı konular olsa da Tanrı parçacığı ile ilgili verilen bilgiler, oluşturulan komplo teorisi ve Hitler'in yaptıklarının zengin Yahudi ailelerine sağladığı faydalar ile ilgili kısımlar beni gerçekten çok etkiledi. Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Ve umarım Şükrü Soydaş yazarlığa devam eder. Kendisinin eserlerini okumayı çok isterim.... Şükrü Soydaş
Düşünce
Gerçek 1.0-Geçmişe DönüşŞükrü Soydaş · İndigo Kitap · 201757 okunma