İlerlemek için belirli bir yola sahip olmayan herkes bu dünyadaki en büyük tutsaktır. Aslen, seçimlerden soyutlanmış bir belirsizliğin içinde kaybolmak değildir tüm mesele. Asıl sorun; kapıldığınız akıntının sonunda, nereye ait olduğunu bilmediğiniz meçhul bir adaya da varsanız, başarmış olmanın getirdiği o müfrit zevkten mahrum olmaktır. Kaybolan için yaşamaya devam etmek zordur bu yüzden. Çünkü hayat rastgele kazanılmış zaferlerden hoşlanmaz.
Sabahattin Ali'nin hayatına tanık oldum bu kitapla, biraz daha tanıdım. Eşine olan aşkı, kızına olan bağlılığı ve tüm bunlara rağmen onlardan hep uzakta oluşu... Ne hayatlar var!