"Kafamda Bir Tuhaflık", okuduğum Orhan Pamuk kitapları arasında en sevdiğim kitap mı yoksa birinciliği hâlâ "Cevdet Bey ve Oğulları" mı koruyor emin olamadığım bir eser oldu. Temelde her iki kitap da bir ailenin İstanbul'daki yaşamını anlatıyor. Bu konuda bir benzerlik taşıyor olsalar da ailelerdeki farklılıklar; zengin de olsa yoksul da olsa bir insanın hayatının ne kadar derin ve sürükleyici olabileceğinin altını çiziyor. Her iki ailenin yaşamında da Türkiye'de yaşayan her insan kendini bulabilir. O dönemlerde yaşamıyor olsak da İstanbul'da yaşamasak da bu hayatları bizzat gözlemlemesek de Orhan Pamuk bu karakterlerle empati kurmamı sağladığı için bu eserler üzerine çokça düşündüğüm kitaplar oldu. Özellikle bu kitabı yorumlarsam Mevlut'un hayatı beni çok etkiledi. Normalde hayatını bu kadar derinlemesine merak etmeyeceğim bir insanın, aslında ne kadar merak uyandırıcı olabileceğini gerçekçi ve sağlam bir şekilde hissettiren bir kitap oldu. Kitapta beni üzen, sinirlendiren ve keyiflendiren pek çok şey vardı; ama en üzücü olanı, Türkiye'nin her döneminde insan hayatının ne kadar değersiz görüldüğüydü. Ne kadar çabalarsan çabala; bu düzende ancak yaltaklananların ve üçkağıtçıların bir şeyler elde edebildiğini görmek beni çok hayal kırıklığına uğrattı.